Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2248 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

Dmitri Anatolyeviç Medvedev ve Vladimir Vladimiroviç Putin

14 Eylül 1965’de Leningrad’da (Saint Petersburg) doğmuş babası fizik profesörü, annesi Rus edebiyatı profesörüymüş. Yâni mavi kanlı bir Rus!

Dmitry Medvedev2

Hiç Judo yapmamış. Garplıların “Baby Face Genious (Bebek Suratlı Dâhi)” dedikleri türden.

Saint Petersburg Devlet Üniversitesi’nde hukuk tahsil etmiş. 1991-1996 arasında Saint Petersburg Belediyesi’nin yabancı şirketlerle ticarî ve gayrimenkûl ilişkilerinin yönetimiyle ilgilenmiş. Bu dönemde Vladimir Putin’in en yakın çalışma arkadaşlarından biri olmuş.

2000 yılında Gazprom başkanı olmuş. Bu Gazprom (kimi zaman Gasprom olarak da geçiyor), Rusya’nın en büyük şirketi ve dünyanın da en fazla doğalgaz çıkaran kuruluşu. Gazprom, Dmitri Anatolyeviç Medvedev’in tahminlerine göre 2017 itibârıyla hisse değeri dörde katlanıp bir trilyon Dolar’a ulaşacak ve bu da onu dünyanın en büyük şirketi yapacakmış. FC Schalke 04 kulübünün de sponsoruymuş.

14 Kasım 2005’te Vladimir Putin tarafından birinci Rusya Yardımcı Başbakanı olarak göreve atanmış ve iki yıl sonra da, 10 Aralık 2007’de yeni Rusya Devlet Başkan adayı olarak sunulmasını müteakip, 2 Mart 2008 yıllında %70 oy ile Rusya Devlet Başkanı olarak seçilmiş.

Bu 40 yaşındaki başarı âbidesi sanki başarmak için doğmuş tam bir kapitalist. Hiçbir ciddi zorluk çekmemiş hayatta ve basamakları uçarak atlamış!

Bekar!

***

Vladimir Vladimiroviç Putin ise eski Devlet Başkanı, şimdiki Rusya Başbakanı. O da Saint Petersburg’da 7 Ekim 1952’de dünyaya gelmiş. Annesi fabrika işçisi, babası donanmadaki denizaltı filosunda görevli bir proleter; yâni avamdan yükselme ama müthiş bir hırs ve zekâ âbidesi!

Vladimir Putin

O da Saint Petersburg Devlet Üniversitesi Hukuk Bölümü’nden mezun olmuş, yüksek lisansını ekonomi alanında yapmış. Mezuniyetinin ardından, 1975’ten itibâren KGB’de çalışmaya başlamış, bir süre Almanya’da görev yapmış, Saint Petersburg’a dönmesinin ardından da üniversite yönetiminde görev almış. 1990′da Leningrad Şehir Konseyi’nde danışmanlık yapıp, 1991-1992 yıllarında da Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Konseyi Dış İlişkiler Komitesinin Başkanı imiş. 1996 yılına kadar Saint Petersburg yönetiminde çeşitli kademelerdeki görevlerinin ardından, 1996′da Kremlin Sarayı Mülkiyet İdâresi Başkan Yardımcılığı’na atanmış ve bu görevini, 1997 yılına kadar sürdürmüş. 1997 ve 1998’de Devlet Başkanlığı İdâresi Başkanı ile Devlet Başkanlığı Denetim İdâresi Başkanı olmuş.

Vladimir Vladimiroviç Putin, 1998-1999 yıllarında, Rusya İç İstihbarat Servisi FSB’nin başkanlığını yaparken, aynı zamanda, yeni Rusya’nın politbürosu (Politbüro – Rusça Politicheskoye Buro, Politik Büro’nun kısaltılmış biçimi. SSCB tarihinde Komünist Parti’nin politikaları belirleyen en üst karar organıydı. Rusya’da 1917 Sovyet Devrimi’nden sonra devlet yönetimi üzerinde uyguladığı sıkı denetim 1991’de SSCB’nin dağılmasıyla sona ermiş, ardından mevcudiyeti fiilen bitmiştir) olarak da adlandırılan Rusya Güvenlik Konseyi’nin sekreterliği görevini yürütmüş. 9-16 Ağustos 1999 tarihleri arasında Başbakan Yardımcısı ve Başbakan Vekilliği, 16 Ağustos’tan itibâren de Başbakan olarak görev yapmaya başlamış. Devlet Başkanı Boris Yeltsin’in 31 Aralık 1999’da istifa etmesinin ardından, Anayasa gereği, üç ay içerisinde devlet başkanlığı seçimi yapılıncaya kadar bu görevi vekâleten üstlenmiş. Akabinde yapılan başkanlık seçimlerinde %50′nin üzerinde oy toplayarak, birinci turda Rusya Devlet Başkanı seçilmiş. 7 Mayıs 2008’de görev süresi dolarak, yerini yeni devlet başkanı Dmitri Anatolyeviç Medvedev’e bırakmış ve Rusya’nın Başbakanı olmuş.

Tabii ki Siyah kuşak Judocu (hani sıkletleri de benziyor, Yaşar Nuri Öztürk’le kapışsalar hangisi yener merak ediyorum: Birinde her türlü fitne fesat ve casusluk bilgileri, öbüründe çıplak uyarıcı imanı)!

Hayatta elde ettiği her şeyi dişiyle tırnağıyla kazanmış ve gizli servisler dâhil her yere girip çıkmış.

Evli, iki çocuk babası!

***

Bir haber turu: http://www.tumgazeteler.com/?a=2209110.

Sibirya’da Monako Prensi Albert’i ağırlarken üzerindeki gömleği çıkartıp Yenisey Nehri’nde belden yukarısı çıplak balık avlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gay’lerin seks sembolü oldu. Eski KGB ajanı, evli 2 çocuk babası ve karate şampiyonu Putin’in çıplak fotoğrafları dünya basınında yer alınca bir anda seks sembolü oldu. Putin, kaslı vücuda sâhip olmak isteyen erkeklerin ilham kaynağı, gay lobisinin ise sevgilisi hâline geldi. Rusya’nın en çok satan gazetelerinden Komsomolskaya Pravda da, önceki gün Putin gibi kaslı bir vücuda sâhip olmak isteyenlere yönelik bir ek bile yayınladı. “Putin gibi ol” başlığının altına, benzer bir vücuda sâhip olmak için yapılması gereken egzersizlerin illüstrasyonu yayınlandı. Hem kadınlar hem gay’ler Putin’in yakışıklılığı ve düzgün vücudunu öven yorumlar yolladı. Rus gay chat (sohbet) odalarında Putin’in fotoğrafları paylaşıldı, “hayranlıklar” belirtildi. Fotoğraflar, ülkede homoseksüelliğe karşı hoşgörü olarak yorumlandı. Sanal âlemde de gay kovboyların aşkının anlatıldığı “Brokeback Mountain” adlı filmden esinlenerek hazırlanan illüstrasyonlar dolaştı.

Putin1

Putin3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hele http://www.thesun.co.uk/sol/homepage/features/article2214268.ece mekânını hiç tercüme etmeyeyim…

Bu müthiş ikilinin kartopu oynarkenki haberleri ve fotoğraflarına da http://www.thesun.co.uk/sol/homepage/news/2095412/Vladimir-Putin-goes-skiing.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Putin Medvedev

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hâttâ bunu, gaygaylık yapıp, Putin’e de sormuşlar (http://www.advocate.com/News/Daily_News/2010/04/27/Putin_and_Medvedev_Gay_Nyet/), o da “Medvedev Bey ve ben geleneksel yönelimdeniz. Bunu kat’iyetle söyleyebilirim. Evlilik beraberlikleri açısından azıcık mübalâğa etmişsiniz. Ama arkadaşız, senelerdir dostuz, bunu zâten söyledim ve bugüne kadar düzenlediğimiz işimize baktığımda, bana öyle geliyor ki, bununla gurur duyabiliriz” demiş!

Medvedev ve Putin

Aynen http://www.mediaite.com/online/vladimir-putin-dmitry-medvedev-and-i-are-not-gay/ mekânında da New York Times’a da böyle demiş.

***

Şimdi, bütün bunlardan bana mı ne?

Doğru vallahi, biri en alttan gelip hırsı ve zekâsıyla, her yoldan geçip en üste çıkan dövüşken ve sınırları olmayan bir adam… Yakışıklı.

Öbürü en üstten balıklama dalıp fazla zahmet çekmeksizin en üste hoppadan oturan bir bebek yüzlü. Yakışıklı.

Çok yakın dostlar.

Trilyon Dolarlar’la oynuyor ve dünyada yeniden büyük nükleer güç olmanın tadını beraber çıkarıyorlar.

Bakarsınız ileride araları bozulur ve 2 aylık mı yoksa 8 senelik mi olduğunu leylim ley tarzıyla tartışanların zuhur edecekleri bir kaset maset çıkar!

   Bizim gazımızı almasınlar da, ne yaparlarsa yapsınlar…

      Tarihimiz boyunca en çok hârbettiğimiz bu devlete gazdan bağımlıyız da!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 12 Mayıs 2010 Çarşamba

1 Yorum

EvrenMayıs 13th, 2010 17:56

Değerli Mekâncılar ve Kerem Hocam,

Rusya’daki 1980′lerin ortalarında başlayıp da 1989 Berlin Duvarı’nın yıkılması ve 1991′de SSCB’nin tasfiyesiyle sonuçlanan süreç tabii ki olayların içinde yaşamış Ruslar’da büyük bir travma yaratmış olmalı… Düşünsenize, 1945′de II. Dünya Hârbi sonrasında Yalta Antlaşmaları’yla yerkürenin üçte birine hükmeden devâsâ bir imparatorluk… ABD’yle, ekonomik alanda olmasa bile, askerî alanda bire bir eşitik sağlamış ve dünyayı titreten dehşetli Kızılordu… Üstelik Sovyet Devrimi’nin ve sisteminin dünyaya ihrâcı imkânı ve ihtimâli…

Ve böyle bir atmosferde, imparatorluğun merkezi Moskova’da yetişmiş 1962 doğumlu bir Alexandr Dugin.

Dugin, Rus Jeopolitiği’nde, Moskova’nın imparatorluğun tam ortasında şehir olarak öneminin altını çiziyor…(Davutoğlu’nun Stratejik Derinliği’ni okuyanlar bilir, o da İstanbul’a aynı emperyal vasfı yüklüyor. Meşhur ‘pergel teorisi’nde’, pergelin bir ayağını İstanbul’a koyduğunuzda bütün eski Osmanlı imparatorluğunu kapsıyor anlamına gelecek ifâdeleri vardır).

Dediğim gibi, Dugin çocukluğunu Leonid Brejnev devrinde geçirmiş. Yetişkin olgunluğu ise Mihail Gorbaçov’un imparatorluğu ‘gönüllü’ tasfiyesi dönemine denk gelmiş.

SSCB’nin intiharı ve Gorbaçov’un yerine gelen Yeltsin’in alkolikliği ve zaâfiyetleri Dugin ve neslini çok üzmüş olsa gerek… Bu yüzden Putin’de yeni bir ‘güçlü lider’ keşfetmelerine şaşmamalı…

Dugin’in internette bâzı resimlerini gördüm. Bana Rus edebiyatında sıkça işlenen toprak sâhibi – soylu -mavi kanlı Rus tipini anımsattı. Tabii, yazdıklarına bakılırsa, Sovyetler’in diyalektik materyalizminden çok Ortodoks mâneviyâtıyla yoğrulmuş bir şahsiyet gibi geldi…

E, sakalı da koyvermiş Ortodoks patriklerine benzetmiş kendini…
Herkese selâmlar.
Evren.

MKD: ;-)

Yorum Yapın

Mesajınız