Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1981 defa okundu.
Bu yazi bugun 2 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

İSTİKLÂL MARŞI YENİDEN YAZILMALI MI, BESTELENMELİ Mİ?

Önce Marş’ı hatırlayalım:

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!’
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garb’ın âfakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hak’kın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, ilâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mâbedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahâdetleri dinin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden nâ’şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Osman Zeki Üngör’ün bestesi aprozodiktir, doğru!

Daha açarsak, söz ve melodide yer yer görülen âhenk (prozodi) eksikliğinin esas sebebi de (msl. “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” mısrâı melodili okunduğunda “şafaklarda” kelimesi iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) budur. Protokol gereği, sâdece ilk iki dörtlük, beste eşliğinde İstiklâl Marşı olarak söylenebilmektedir.

Doğru.

Bu aprozodi dahi, Arap’ın devesinden Garb’ın trenine binerken yaşadıklarımızın bir sembolüdür

Güzeldir!

Bakın http://turkiye.haber.pro/haber-Hadise-Istiklal-Marsi-Okumasi-Tepkileri—Videosu-Izle-23061.html rezaletine…

Bunu tertip edenler utansın!

***

Bu marş Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin alâmet-i farikasıdır!

Prozodi ve melodi güçlüğü de hiç mühim değildir.

80 küsur senedir yalan yanlış, bu marşı söyleriz.

Bu marş kollektif şuurumuzun (bilincimizin) timsâlidir ve hiçbir şeyini elleyemezsiniz!

İkinci Cumhuriyet sevdâlılarına, TC’nin yıkılmasına hizmet etmekten başka hiçbir işe yaramaz!

Bir marşın kollektif hâfızaya nakşolunması için en az üç, hâttâ dört nesil geçmesi ve sürekli olarak okunarak pozitif pekiştirilmeyle dimağlara (beyinlere) bir şartlı refleks olarak kazınması icap eder.

Eğer değiştirirseniz, zâten anomi ve kültürel yozlaşma içerisindeki bu millete bir daha mâzisini hatırlatamazsınız!

Yeniden bestelenmenin hemen akabinde, yeniden yazılması ihâneti doğacaktır!

Zâten yapılmak istenen de budur…

Sakın düşmeyin bu oyuna…

Jimi Hendrix de gitarıyla The Star-Spangled Banner’ın ırzına geçmişti ama onun bu yorumu hiçbir resmî toplantıda çalınmaz…

Tekrar yazıyorum:

   Bu marş Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin alâmet-i fârikasıdır!

      Prozodi ve melodi güçlüğü de hiç mühim değildir.

         80 küsur senedir yalan yanlış, bu marşı söyleriz.

            Bu marş kollektif şuurumuzun (bilincimizin) timsâlidir ve hiçbir şeyini elleyemezsiniz!

Mehmet Kerem Doksat – New Orleans – 26 Mayıs 2010

2 Yorum

Ekmel DenizerKasım 14th, 2011 21:59

İçimin yağı eridi, bir oh çekerek tüm yüreğimle katılıyorum.

Orhan KARACAKasım 14th, 2011 23:56

Marşımız, istiklâl mücadelemizin ruhunu barındıran çatılarımızdan biri (payda değil) olduğu için -her türlü ufak hataya rağmen- muhafaza edilmelidir.
Benim için anlamı ve verdiği coşku makam, ritim ve prozodiden bağımsızdır.
Bu konudaki hassasiyetinizi paylaşıyor ve destekliyorum.

Hürmetlerimle…

Dr. Orhan KARACA
Psikiyatr (Edremit)

MKD: Şükranla ve bilmukabele hürmetimle Sayın Meslekdaşım.

Yorum Yapın

Mesajınız