Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 2098 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

BUGÜNKÜ HÜRRİYET’TEN: CENGİZ SEMERCİOĞLU’NUN YAZISI ÜZERİNE

Gazze’ye giden yardım gemisi, İsrail askerinin yaptığı baskın, ölen aktivistler, tutuklananlar tüm dünyanın gündemine oturduğu gün NCIS: Los Angeles adlı dizide çok ilginç bir bölüm yayınlandı.

Amerikan Deniz Kuvvetleri Kriminal Araştırma Servisi NCIS’te görevli bir grubun maceralarını anlatıyor dizi…

Amerika’da CBS kanalında yayınlanıyor, bizde de her salı 21.00’de Digiturk platformundaki Dizimax kanalında gösteriliyor.

İsrail baskınının etkisinin tüm sıcaklığıyla sürdüğü 1 Haziran Salı akşamı Dizimax’te öyle bir bölüm ekrana geldi ki, tesadüfün bu kadarı da olmaz…

Bölümde NCIS ajanları azılı bir radikal İslâmcı’yı ele geçirmeye çalışıyordu.

Beyaz takkeli teröristin izini süren ajanlar, teröristin limanda demirli Türk gemisinde olduğunu tespit ettiler.

Geminin Türk gemisi olduğu, hâttâ adının Hamidiye olduğu açıkça söylendi…

Ajanların gemiye yaptığı baskın sırasında ise gemiye çekili Türk bayrağı iki-üç sahnede açıkça gözüktü…

Gemiye çekili Türk bayrağı ve kalaşnikoflu Türk mürettebat dizide terörist olarak gösterildi.

Tabii NCIS ajanları Türk teröristlerin hepsini haklayarak olayı çözdü!

Amerikan dizilerinde son yılarda çok ciddi bir Türkiye aleyhtarlığı baş gösterdi.

Daha önce de 24’te The Pasific’te benzer sahneler yayınlanmış, Türkiye İslâmî terörle yan yana gösterilmişti…

Dizimax’in İsrail baskınının yaşandığı gün böyle bir diziyi ekrana getirmesi başlıbaşına tartışma konusu…

Ancak bunları keserek ya da Türk seyircisine hiç göstermeyerek işi çözmek mümkün değil…

Önemli olan yıllar sonra bu kez Amerikan dizilerinde hortlayan Geceyarısı Ekspresi zihniyetiyle kökünden mücadele etmek…

Belli ki Türkiye aleyhtarı lobi Hollywod’daki senaristler, yapımcılar eliyle her koşulda Türkiye’yi karalamak için var güçleriyle çalışıyorlar.

Müslüman teröristler dendiğinde Türkiye bayrağını çekmek, radikal islamcılar dendiğinde yanına Türkiye’nin adını koymak Amerikan yapımı dizilerde moda hâline geldi…

Hâttâ ben bunun bölümlerin özel olarak yazıldığına bile inanıyorum artık.

NCIS: Los Angeles dizisinin söz konusu bölümü aynen öyle işte; aynı yemeği ısıtıp ısıtıp seyircinin önüne koyan, hiçbir yaratıcı yanı olmayan, İslamcı teröristlerle savaşan kahraman Amerikalılar’ı anlatan bayat bir senaryo…

Terörist geminin adının Hamidiye olması da tesadüf olamaz

Türk Terörist resmi

Çünkü Hamidiye Türk denizcilik tarihinin efsane gemilerinden biridir.

1913’te Balkan savaşının karanlık günlerinde Rauf Orbay komutasında Akdeniz’de destan üzerine destan yazan, İstanbul’a dönüşünde halkın sahillere akın ederek selâmladığı bir gemi Hamidiye…

Şimdi o efsane Hamidiye Amerikan dizilerinde terörist gemi olarak gösteriliyor.

CBS’e, dizinin yapımcılarına mailler atarak mutlaka buna tepki göstermek gerekiyor.

Ancak bu bireysel çabalar yetmez, bu işe artık Kültür Bakanlığı ve Dışişleri el atmalı

Amerikan dizilerinde sürekli Türkiye’nin karalanmasının karşı lobilerle, diplomatik yollarla da itiraz edilmeli.

***

Sayın Cengiz Semercioğlu’nun zikretmeyi muhtemelen ihmâl ettiği bir ayrıntıyı da ben ekleyeyim: Bu dizide NCIS (Naval Criminal Investigative Service) ajanlarına bir de güzel, zeki, herkesi (en güçlü erkekler dâhil) dövebilen bir dişi MOSSAD ajanı Ziva Dovid de yardımcı oluyor (künyesi http://en.wikipedia.org/wiki/Ziva_David adresinde mevcut)!

Ziva David

Dizinin künyesine ise http://en.wikipedia.org/wiki/NCIS_(TV_series) adresinden ulaşabilirsiniz…

Oyun büyük oynanmakta…

Bizi de önce Yahudi Lobisi’nden Üstün Cesaret ödülü alan ama bu ödülü hangi kahramanlıktan dolayı aldığı bilinmeyen bir Başbakan’ın kendinde vehmettiği güçle İsrail düşmanlığına soyunduruyorlar.

Üstelik üç adet de yeni gemi hazırlıyorlar!

Akabinde de tekbirlerle cenazeler kaldırılıyor, Türkiye ve DDD alenen karşı karşıya kalıyor.

Gülümüz İsrail’e rest çekiyor!

İsrail Parlementosu’nda eyleme katılan Arap milletvekili kadını dövüyorlar!

Nachman Shai, Jerusalem Post’ta yayımlanan makalesinde, “şu an yangına körükle gitmek iyi bir fikir değil. Ama istersek memnuniyetsizliğimizi gelecekte Türk büyükelçisinin sandalyesini bir beş santimetre daha alçaltarak gösterebiliriz” diyebiliyor. Hani şu sonradan merkeze çekilen büyükelçimizi aşağılayan herif bu!

İsrail hem de en ağır bir şekilde Türkiye’yi aşağılıyor, alay edip yerin dibine batırıyor!

Hükûmetimiz ise hamasetten başka hiç bir şey yapamıyor!

Bu arada da Anadolu Katolik Kilisesi Episkoposu Luigi Padovese, Hatay’ın İskenderun ilçesinde bıçaklanarak öldürülüyor! İlçeye bağlı Karaağaç beldesi sahil yolu Sultanköy Mahâllesi’ndeki yazlık evinin bahçesinde bir kişi tarafından bıçaklanıyor ve hastâneye kaldırılırken yolda hayatını kaybediyor.

Luigi

Anadolu Katolik Kilisesi Episkoposu Luigi Padovese, 8 Kasım 2004′te İskenderun Katolik Kilisesi’nde yapılan âyinle göreve başlamış ve “Türkiye’de görev almaktan dolayı mutluyum” demişti. Törene, Papa II. Jean Paul’un temsilcisi de katılmıştı.

Şimdi soruyorum…

Dünyada yapayalnızlığa doğru paraşütsüz düşen hangi ülkedir?

İsrail mi?

Türkiye mi?

Dün “İsrail’le bütün diplomatik ilişkilerini resmen kestiğini” bildiren Nikaragua mı?

Zambiya mı?

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 03 Haziran 2010 Perşembe

Yorum Yapın

Mesajınız