İSTANBUL’DA BİR SOSYAL PSİKİYATRİ KONGRESİ
İnternette http://sosyalpsikiyatri.org/ adresini tıklarsanız, kongreyle ilgili bütün bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bilimsel programa bir göz atmanızı tavsiye ederim: http://sosyalpsikiyatri.org/index.php?id=25.
Ana tema kimlikler ve farklı kimliklere sâhip kişilerin Türkiye Cumhuriyeti’ndeki konumları, durumları…
Başta İstiklâl Marşı’na direnen bir grubun sesi kesilip, okunması sağlanmış; o esnâda orada değildim.
Benim de konuşmacı olduğum panel dündü: 18:15-19:15 arasında Prof. Dr. Oğuz BERKSUN “Kimlik ve bireyleşme: Dayatılan kavramlar üzerinde bir değerlendirme”, Doç. Dr. Numan KONUK “Sosyal ağ oluşumu ve davranışsal ekoloji: Sosyobiyolojiden katkılar”, Prof. Dr. Kerem DOKSAT “Millet kavramına felsefî ve evrimsel yaklaşım”.
Çağdaş anlamda millet olmanın Homo sapiens sapiens’in ulaşabileceği en üst âidiyet ve mensubiyet olduğundan, mevhum bir komünizm veya demokratik dünya devleti tasavvurunun ütopikliğinden bahsettik.
Sağlıklı, bireyleşebilmiş ve demokrat ruhlu olgun insanların bir milleti oluşturabileceğini, millet olmakta dinî, etnik ve benzeri farkların pek de önemli olmadığını anlattık. Son dönemlerdeki “Alt Kimlik – Üst kimlik” dayatmalarının bilim ve ahlâk dışı olduğunu izah ettik. Bu asırda muasır medeniyet seviyesinde vakarla ayakta durabilmemizin Atatürk ve arkadaşları sâyesinde gerçekleştiğini ama bunu zedelemek için bütün dünyanın üzerimize geldiğini ifâde ettik.
Rasyonaliteye, kader, keder, tarih, lisan ve ülkü birliğine dayanan millî bütünlüğün çeşitli oyunlarla zedelenmesinin sonucu olarak insanlarda büyüsel (majik) düşünceyi öne çıkaran fanatik bir dinî rücûnun (regresyonun) kaçınılmaz olduğunu, bunun plânlı bir şekilde yapıldığını söyledik. Nitekim sokaklar bunlarla dolmaya başladı!
Ben son konuşmacıydım, sözlerime de “ne mutlu Türk’üm diyene” vecizesiyle son verdim.
Diğer salonlarda ise neler vardı neler…
***
Ana Teması TOPLUMSAL BARIŞ(!) Olan bu Kongrede Konuşulanlardan birkaç Örnek:
Türkiye’de azınlıklara uygulanan zulüm ve 100 senedir dayatılan faşizan düzenle yürüyormuş bu memleket! Türkiye bir corpus (beden) hâliyle baskı ve işkence ile zorla dayatılan bir rejim varmış. Bunu söyleyen kişi bu memlekette okuyup unvan ve mevki sâhibi olmuş ama Türkiye Cumhuriyeti’ne düşman!
“Üniversite öğrencileri Türk kimlik ve kişilik özelliklerini nasıl algılıyorlar”, “Üniversite öğrencilerinin Cumhuriyet algısı”, “Üniversite öğrencilerinde biz ve öteki algıları” araştırmalarında Kürt ve Türk üniversite talebeleri arasında yapılan sosyal psikiyatrik araştırmalarda bu hazin gerçeği gözler önüne sermişler! Kürtler’e uygulanan mezâlim yüzünden memleketimizin insanı çok mutsuz ve umutsuzmuş, Cumhuriyet’ten de hiç memnun değillermiş!
Meşhur Bilgi Üniversitesi’nin kitap standı birbirinden etkileyici ama hepsi de aynı mâhiyetteki “solcu” yayınlarla dolu!
Alevîler de bu memlekette yetişmiş, kitaplar yazmış ama acayip eziliyorlarmış!
Lâz, Çerkez kimlikleri…
Bahaîler’i ihmâl etmişler, çok ayıp etmişler vallahi!
Türkiye’de Süryanî olmak…
Vee.
Tabii ki psikanaliz de psikanaliz!
Bir başka genç de psikiyatrinin politik olduğunu, zımnen de dininin Diyalektik Materyalizm olduğunu anlatıyor.
Kaç kere anlattım, bilim adamının ideolojisi veya dinî tercihi tabii ki olur ama bunu bilime pompalarsanız felâket olur!
Psikiyatrinin sağcısı, solcusu, milliyetçisi, komünisti, faşisti olmaz!
İcrâ-i tababet eylerken inanç elbisenizi askılığa asmanız şarttır.
***
Ne olacak yâni, bunlar çok medenîce ve sofistike konular değil mi, ne var korkulacak diyenler çıkabilir.
Kongre özet kitabı gizli değil, saklı değil.
Sonradan biraz da benim bastırmamla diğer paneller de eklenmeseydi, belli bir grup meslekdaşımız “bilimsellik” kisvesi altında Türklüğe, Türkiye Cumhuriyeti’ne demediklerini bırakmayacaklardı.
Etnik, dinî ve her türlü ayrışmanın kaşınırken, Türkiye’yi dezentegre ve dekompanse etmek için her hokkabazlık yapılırken, İsrail tarafından istiskâl edilen millî gururumuz yerlerde sürünürken, Kürt Yahudisi ve Türk düşmanı Barzanî Ankara’da devlet başkanı muamelesi görürken, ne tesadüftür ki böyle bir kongre yapılmaktadır!
Jungien mânidar tesadüf mü bu?
Yoksa ABG tezgâhlı ilâhî tesadüf mü!
Said-i Kürdî’nin mütekâmili FG de Türkiye’yi ayıpladı,
Vah benim yalnız, sâhipsiz ve güzel memleketime…
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 05 Haziran 2010 Cumartesi
Güncelleme: Gördüğüm lüzum üzerine bu yazı tarafımdan tashih edilmiştir; eski hâli hükümsüzdür.
Saygılarımla…
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 12 Haziran 2010 Cumartesi


Çok güzel bilgiler, elinize sağlık.