Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1189 defa okundu.
Bu yazi bugun 0 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

PAZAR’LIK…

Tuna Kiremitçi “ben yeteneksiz bir müzisyen, amatör bir filozof, romantik bir solcu ve başarısız bir çapkınım” demiş.

Kişi kendin bilmek gibi irfan olmazmış!

***

23 yaşındaki akıl hastası oğlunu içindeki cini çıkartmak için İsa Ş. İsimli cinci hocanın saz imalâthânesine götüren baba Nusret Kılıç 366 TL verip birkaç seans devam etmiş, sonra da herhâlde cin çok sert olduğundan cinci ve asistanları hastayı değil de cini döverken oğlan ölmüş! Baba Nusret Kılıç davacı olacağını söylemiş ama meşhur Adlî Tıp Kurumu’nda mevtada herhangi bir darp veya işkence izi bulunmadığı raporu verilince, sazcı cinci sırra kadem basmış!

20 YY’daki hâl-i pürmelâlimize bakar mısınız? Acep bu baba Nusret Kılıç cinden mi, cincilerden mi davacı olacak?

***

Benim öfkeli hakîm dostum El-Cevap’ı çağırıp, bu İsrail tezgâhının Türkiye ayağının ne olduğunu suâl eyledim, arz edeyim:

MKD: Merhaba, yâhu ne diyorsun bu Devletlû’nun filân yaptıklarına? Adam üç dilde Tevrat filân okuyor.

El-Cevap: Bu bir provokasyondur. Bâzı hükûmetler, iç idârede başarısızlıkları ortaya çıktıkça ve tepki almaya başladıkça, vatandaşın dikkatini  millî mes’ele hâline getirdikleri dış olaylara çekmeye çalışırlar.

MKD: Bunun başka örnekleri var mı tarihimizde?

El-Cevap: 6-7 Eylül olaylarını bilirsin. Bâzılarımız perde arkasını bilirler, bâzılarımız da sonradan öğrenmişlerdir.

Olay, Selânik’te Atatürk’ün evine bomba atılması ile başlamıştır. Bombayı atanın Yunan olmadığı sonradan ortaya çıkmıştır. Olayları başlatanlar İstanbullu değildir. Bindirilmiş kıt’alar hâline İstanbul’a getirilmişler ve olay başlatılmıştır. Buna İstanbul’un berduş takımından bâzılarının yağma için katıldıkları da inkâr edilmez bir gerçektir. 6-7 Eylül olayları tam bir devlet terörüdür. O dönemde iktidar olan hükûmetin kredisi tükenmek üzeredir ve iç politikada sıkışmıştır. Amaç dikkatleri daha ciddi görünen bir olaya çekip baskıdan kurtulmaktır. İçeride sıkışan hükûmet dikkatleri dış bir millî mes’eleye çekme amacı ile plânlamış uygulamaya koymuştur.

MKD: Bununla onun ilgisini tam anlamadım, biraz açar mısın?

El-Cevap: Yâhu sen saf mısın?

MKD: Ne olur celâllenme, anlatıver!

El-Cevap: Bugün de aynı durum mevcuttur. Bir de önümüzde ciddi bir Anayasa referandumu söz konusudur. Ayrıca Kentsel Dönüşüm Yasası Meclis’ten geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu yasada, “Kentsel Dönüşüm” bahânesi ile belediyelere vatandaşların elindeki tapulu malın kendi irâdesi dışında elinden alınmasının, ormanlık alanların talanının, koruma altındaki eserlere tasalluta kadar birçok olumsuz uygulamaya yol açacak hükümler getiriliyor. Asıl dikkat edilmesi gereken bunlardır.

Bugünkü iktidarın el atmadığı alan yok. Odalar, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, dernekler, spor kulüpleri dâhil, her kurumu kendilerine tâbi kılmaya çalışıyorlar ki muhalefet oluşmasın!

MKD: Vay be!

El-Cevap: Vay may… Filistin’e yardım olayı bir hedef saptırmadır. Uluslararası yardımın kuralları belirlidir. Bu işleri Kızılhaç, Kızılay, Birleşmiş Milletler’in bu iş için mevcut organizasyonları yapabilir. İHH gibi dinci kurumlara gerek yoktur. İsrail’in hatası, kendi kara sularına girmemiş gemiye saldırmak ve ölçüsüz güç kullanmaktır. Bunun gereğini de BM gibi uluslararası kuruluşlar yapacaktır. İsrail askerinin yaptıklarını bir dinin mensubuna veya bir etnik gruba mâl etmek yerinde bir davranış değildir.

MKD: Yâhu, yâni İsrail’in hiç mi kabahati yok?

El-Cevap: Bak gene tepemi arttırıyorsun! Sen bana bu İsrail tezgâhının Türkiye ayağının ne olduğunu suâl eyledin, ben de o kısmına cevap veriyorum!

MKD: Yâhu tamam, özür dilerim…

El-Cevap: Ülkede, hiç kimsenin ve özellikle medyanın bu olayın üstüne üstüne giderek alevlendirmemesi gerekir. Ama pireyi deve yapmakta bizim medyanın üstüne yok! Sonra kendi yarattığımız canavarla başa çıkamayacak hâle düşeriz. 6-7 Eylül gibi yeni kara Türk toplumuna alnına çalınabilir. Bu sebeple itidâlli davranmakta fayda var. Anlayabildin mi? Sıkıldım, gidiyorum…

MKD: Hay Allah (cc) râzı olsun, tekrar görüşürüz, muhabbetle…

   Hadi, Pazarertesi’ne hazırlanalım bâri.

      Hoşça kalın…

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 06 Haziran 2010 Pazar

Yorum Yapın

Mesajınız