Su anda bu yaziyi 0 kisi okuyor.
Bu yazi toplam 1344 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.


Bu makaleyi Facebook'da Paylas

DRAJELER (KISA GÜNCEL POLİTİK ve AKTÜEL YAZILAR)-4

Sevgili dostlar, lûtfen önce bir http://www.keremdoksat.com/2006/09/05/biz-ne-soykirici-imisiz-yahu/ makaleme göz atın…

Avusturalya’daki Asurî ve Ermeni diasporalarının lobi faâliyetleri sonucu inşa izni aldığı sözde Asurî soykırım anıtı, 7 Ağustos Cumartesi günü açıldı.

Asur'i3

Uluslararası Asurî Haber Ajansı (AINA) tarafından yayınlanan haberde anıtın 1. Dünya Savaşı’nda “soykırıma” mâruz kalan 750 bin Asurî anısına dikildiği kaydedildi.

Asur'i1

Avusturalya’daki Asurî toplumu, Ermeni diasporasının da desteğiyle 15 Aralık 2010’da Türk dış temsilciliklerinin ve Türk derneklerinin ikaz ve itirazlarına rağmen Fairfield Belediyesi’nden söz konusu anıtın inşâsı için onay almayı başarmıştı. Cumartesi günü, Bonnyrigg Park’ta gerçekleştirilen açılış törenine yaklaşık 2 bin Asurî ve Avustralyalı katıldı. 3 ay önce başlanan inşa çalışmalarını, Asurî san’atçı Lewis Batros yönetti.

Lewis

Bu Asurî Soykırımı Anıtı üzerine yerleştirilen plâkada, “Bu anıt, 1914-1918 yılları arasında, Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirilen Asurî Soykırımı ve 1933’te gerçekleştirilen Simele Katliamı kurbanları anısına dikilmiştir” diye yazıldı.

Asur'i2

Haberde, Erivan Belediye Başkanı’nın da Asurî soykırımı anısına bir anıt dikmeye yönelik bir belgeye imza attığı ve Erivan’da dikilecek anıtın şu an plânlama aşamasında olduğu bilgisine yer verildi.

Peki, biz ne yaptık?

Dışişleri Bakanlığı, bu kararın iki ülke ilişkilerinin özüne ve dostluğa yakışmayan, tâlihsizce bir gelişme olduğunu bildirdi. Bakanlık sözcüsü, bir soru üzerine, belediye meclisinin 15 Aralık tarihinde yapılan toplantıda kabul edilen ve bölgede, Türkiye’ye yönelik suçlamalara atıfta bulunan bir “Asurî Soykırımı” anıtı dikilmesine izin verilmesine yönelik kararı esefle karşıladıklarını söyledi. Sözcü, “tarihî gerçekleri saptıran, asılsız iddialara dayalı böyle bir müracaatın kabûl edilmiş olması, her şeyin başında, Çanakkale Savaşı’ndan bu yana, aralarında özel bir tarihi bağ bulunan Türkiye ile Avustralya arasındaki ilişkilerin özüne ve dostluğa yakışmayan, tâlihsizce bir gelişme teşkil etmiştir. Aslî görevi, sorumlu olduğu bölgede yaşayan insanlara hiçbir ayırım yapmadan hizmet sunmak olan bir yerel yönetim organının, görev ve yetki sahasında bulunmayan bir konuda böylesine anlamsız bir karar almış olmasını kınıyoruz. Çok kültürlü Avustralya toplumuna vermekte oldukları zararın yanı sıra, Avustralya Türkleri nezdinde yarattıkları infiâlin de farkına varabilmelerinin, aldıkları kararı gözden geçirmelerine yardımcı olabileceğinin umut ediyoruz”.

***

Avustralya ile özel tarihî bağlarımız nedir peki?

Önce bu kıt’a ülkesinin tarihine bakalım: Avustralya ismi Lâtince’de Güney’den, Güney’e âit olan anlamına gelen Australis kelimesinden türetilmiş. Bugün ülke halen sembolik olarak Kraliçe II. Elizabeth’e bağlı, anayasal monarşi altında parlamenter bir sistemle yönetilmektedir. İngilizler 18. Yüzyıl’da Avustralya’ya yerleştiklerinde 300.000’den fazla Aborjin yaşamaktaydı. Çoğu İngilizler tarafından öldürülmüş veya topraklarından sürüldü. 1900’ların ortasında Aborjin nüfusu 45.000’e düşmüştü. 1960′larda hükûmetin Aborjinler’in toprak haklarını tanımaya başlamasıyla birlikte bu rakam yükselmiş ve bugün 250.000′in üzerine çıkmıştır.

Yâni oranın gerçek sâhiplerinin soylarını kırmıştır İngilizler!

Anzak (Australian and New Zealand Army Corps; ANZAC), 1. Dünya Hârbi sırasında İngiliz ordusunda savaşan, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerden oluşan kolordudur. Biz bu ordunun askerlerine Anzaklar deriz. Bunlar bizi öldürmek için Büyük Britanya dominyonluğunun üzerimize saldığı zavallı kurşun askerler; Kraliçe için ölüyorlar ama sömürge ülkelerinden geliyorlar!

Toplam 100.000 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 ayı aşkın bir zamanı kapsayan Çanakkale Savaşları sırasında en büyük kayıpları kendileri, Anzaklar vermişlerdir (2750; 60.00 de Türk askeri şehit olmuştur).

Bugün, yolu Gelibolu ve Eceabat’a düşen herkese tarihi Anzak Koyu’na uğramasını tavsiye ediyoruz. Muhteşem bir manzara ile birlikte Anzak ve Türklere ait onlarca şehitlik, yüzlerce tabya ve Atatürk’ün bu yabancı topraklar üzerinde son nefesini vermiş binlerce Anzak askeri için söylemiş olduğu sözlerin bulunduğu o gözlerimizi dolduran âbideyi görmeden geçmemek gerekir.

Şâirin dediği gibi, saygı duymak icap eder:

Dur yolcu,
Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sakit yığın
Bir vatan kâlbinin attığı yerdir.

Necmettin Halil Onan

Gene de Çanakkale Savaşı’ndaki kayıplarını anmak için her yıl binlerce kilometre kât edip Türkiye’ye gelen Avustralya ve Yeni Zelandalılar’ı yine sâdece hayranlıkla seyretmekle yetiniriz. Avustralya ve Yeni Zelanda protokolü tam kadro törendeyken Türkiye’den ya bir bakan bile bulunmaz ya da alâkasız olanlar gider…

Buyurun listeyi:

2005 – Devletlû, Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark ve Avustralya Gâzi İşleri Bakanı De Anne Felli.

2006 - Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Avustralya Genel Vâlisi Michael Jeffrey ve Yeni Zelanda Temsilciler Meclisi Başkanı Margaret Wilson.

2007 - Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Avustralya Savunma Bakanı Brendan Nelson ve Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters.

2008 – Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Australya Savunma Bakanı Joel Fitzgibbon ve Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı W. Peters.

2009 – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Avustralya Dışişleri Bakanı Stephen Smith ve Yeni Zelanda Genel Valisi Anand Satyanand.

Toparlarsak, müstevlîler, başka sömürgelerindeki zavallı askerleri, kendileriyle alâkası olmayan bir hârpte şehit etmişler, şimdi de onları anmaya geliyorlar her sene

Anzaklar1

Anzaklar için üzülen Avustralyalılar…

Biz de aval aval kutluyoruz, vakarla değil!

Anzaklar2

Ve bu utanmaz, arlanmaz edamlar şimdi bizim aleyhimize Asurî soykırım anıtı açıyorlar. Biz ise esefle karşılıyorlar!

Hani ağzıma gelen bir lâf var da…

***

Nedense epeydir benden kaçar hâle gelen akrabam ve dostum Can Ataklı’nın bu davranışının esbâbı mûcibesi belli oldu! Haberkrüt TV’de iki farklı görüş, Ahmet Tezcan ve Can Ataklı, gündemi Haber Analiz’de tartışmaya devam başladılar.

O zarif, yakışıklı ve nâzik adam gitti, yerine sokakta ağız dalaşı yapan bir iblis getirildi. Saçını tarayışı, kameraya çekiliş açısı filân hep hesaplı!

Ataklı

Bakın http://video.haberturk.com/video/index/42605 ve http://video.haberturk.com/video/index/42606 adreslerine görün. Hele bir de http://www.medyahayat.com/haber.php?haber_id=21808 linkini tıklayın…

   Can, bunlar seni YNÖ gibi yapar ve harcarlar, değer miydi yâhu üç beş kuruş için!

      Memleketim…

         Zor dostum zor!

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 20 Ağustos 2010 Cuma

2 Yorum

hüseyin sungurAğustos 23rd, 2010 22:31

jüri

bütün renkler aynı hızla kirleniyordu
birinciliği beyaza verdiler…

Özdemir Âsaf ARUN

muhabbetle

MKD: Siyah da en fazla kir gösteren renk…

Gallipoli ToursAralık 10th, 2010 13:28

Çanakkale Gelibolu tarihini kısaca özetleyeme çalışsak:

I. Dünya Savaşı Çanakkale Deniz ve Kara Muharebelerinin yapıldığı yerler Gelibolu Yarımadası içerisindedir. Ayrıca batık gemiler, toplar, siperler, kaleler ve burçlardan ve savaşla ilgili yüzlerce başka kalıntıdan oluşan geniş bir yelpazenin yanı sıra 60.000′i aşan Türk şehidinin ve yine 250.000′i aşan Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz ve Fransız askerlerinin savaş mezarları ve anıtları buradadır.

1934 ANZAK KUTLAMALARI SEBEBİYLE GÖNDERDİĞİ MESAJ:

Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikler’le yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır.

Anlaşılıyor ki Çanakkale Savaşı bizim tarihimizdeki diğer savaşlardan sanki bir adım daha öne çıkıyor. TTG seyahat acentasi olarak http://www.toursingallipoli.com Çanakkale Savaşı’nda yaşananları tüm gerçekliği ile profesyonel tur rehberlerimiz eşliğinde yaşanmış hikâyelerle benzersiz sunum ve anlatımlari ile siz degerli tarih ve gezi dostarin hizmetindeyiz.

Saygılarımla…

Yorum Yapın

Mesajınız