CUMHURİYET GAZETESİ NEREYE KOŞUYOR?
Önceki bir makalemde (http://www.keremdoksat.com/2008/01/10/kuranikerim-nedir/) şunları yazmıştım:
Cumhuriyet Gazetesi’nde epeydir bir ilginçlik yaşanmakta: Hemen bütün köşe yazarları din-bilimci (ilâhiyatçı: teolog) kesildiler ve sürekli İslâm, Alevilik ve Sünnîlik hakkında yazar, ahkâm keser oldular. Âyet tefsirleri yapıyorlar, üstelik zerre kadar Kur’ân Arapçası filân bilmeden! Belli ki dine düşmanlar. Demokratik bir ülkede bundan doğal bir şey de olamaz.
İlâhiyatçı olmadan dinden bahsetmenin ne zararı var, sanki ben de yapmıyor muyum? Tabii ki yok… da…
***
Zaman Gazetesi’nin Ateist ve ulusalcı eşdeğeri hâline gelen bu “kült gazetesindeki” müptedi kâzip din ulemâsı İslâm’ın kutsal kitabından sürekli olarak “Kuranıkerim” diye bahsediyorlar! İnsan tabii ki Ateist, agnostik, şucu veya bucu olabilir ama bilhassa kutsiyetle ilgili şeylerden bahsederken asgari saygıyı muhafaza etmek icap etmez mi?
Kur’ân-ı Kerîm olarak yazılması ve ona göre de doğru telâffuz edilmesi icap eden bu Yedi Askı Şâirleri’ni secdeye vardıran muazzam esere Kuranıkerim demenin anlamı ne?
Bir psikiyatr olarak lâfların görünürdeki anlamlarıyla, zımnen çağrıştırdıkları ve eşik altı olarak telkin ettikleri şeyleri, yâni konnotasyonları iyi tahlil ederim genellikle…
***
Lûtfen bir düşünün, dünya görüşünüz ve itikadınız ne olursa olsun, Kur’ân-ı Kerîm size neyi çağrıştırıyor, Kuranıkerim neyi?
Ayıptır, yakışmıyor, olmuyor.
Lûtfen biraz saygı, inanmadığınıza da, ama saygı…
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 10 Ocak 2008
***
Bugünkü Cumhuriyet’te 7. sayfada Turkish Gandhi’nin konuşmasında Devletlû’ya “sen Hitler misin allahaşkına” dediği yazıyor, haber de Türey Köse’ye âit!
Belki bir hatadır diye ümitlendim ama metin içerisinde de aynı şey tekrarlanıyor. Hitler soytarısının ismini büyük hârfle yazan Cumhuriyet, Allah ismini cümle içerisine tıkıyor; allahaşkına diye yazabiliyor.
Tamam, Ateist hâttâ din düşmanı olabilirsiniz (Ateizm de bir din olmakla beraber) ama milyarlarca insanın itikatlarını aşağılamak hakkına sâhip değilsiniz! Allah derken büyük hârfle yazmak mecburiyetinde, hâttâ zaruretindesiniz.
Hiç, bir İngiliz’in “forthehgodssake” filân dediğini gördünüz veya işittiniz mi?

Evet, bu ülkenin aydınlık insanların Cumhuriyet yakışır ama bu hâliyle değil!
Edep yâhu…
Bu arada, 14 Ağustos 2010 Cumartesi günü, sosyolog diye bildiğim Profesör Emre Kongar “Zalimin (MKD: Zâlimin olacak) Toplumsal ve Bireysel Psikopatolojisi-I” diye bir makale yazarak psikanalistler arasına katıldı.

Katıldı ve milliyetçiliği toplumsal geri kalmışlık grubuna sokuverdi.
Atatürk ve arkadaşlarını asla sömürgeci ve ırkçı olmayan kültürel milliyetçilik düsturları da arada kaynadı gitti!
Şeytan ayrıntıda gizlidir.
Ayıptır, yakışmıyor, olmuyor.
Lûtfen biraz saygı, inanmadığınıza da, ama saygı…
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 21 Ağustos 2010


Özür dileyerek…
Rahmetli peder yaşasaydı, doksan üçünde olacaktı.
Hayriye Lisesi, HaydarPaşa Lisesi’nde ikmâl ettiği lise eğitimini takîben, İST. Üni. Hukuk Fakültesi’ne girmiş, bilâhare, gördüğü lûzum(!) üzerine, Ankara’dan diplomalanmıştı.
Lise ve İst. Hukuk yıllarında çeşitli gazete ve dergilerde, çoğunluğu imzasız tenkîdler, değerlendirmeler yazmış, şiirlerini imzasıyla yayınlamış, bilinen yakın dostları Celal Sılay, Niyazi Akıncıoğlu, Bakî Süha Edipoğlu -ki ben sohbetine kavuştum- olmuş, kendine ve âilesine biraz da İstanbul’dan zamansız kopmasından belki de, uzakça yaşayan birisiydi.
Söz konusu gazetemiz hakkında,maalesef,hiç de hoş şeyler anlatmazdı bana.
Malûmu ilâm belki gereksiz ama, son derece değerli bulduğum îkaz yazınızı desteklemek amacıyla, artık “nereye koştuklarının” şuuruna varmaları gerekli olmuştur.
2. Cihan Harbi arefesinde alamancı, 44-45′li yıllarda Amerikancı olabilmeyi, maâlesef becerebilmişlerdir.
Yakın zamanda, burada yazabilmek amacıyla, eski bir arşiv notumda, NAZIM HİKMET ile ilgili son derece iğneleyici, rahatsız edici bir başlıklarını bulmuştum.
Maalesef, kütüphânemde nereye koyduğumu bulamıyorum.
Bulur bulmaz takdim edeceğim…
Sevgi ve selâm ile
MKD: Bilmukabele Sayın HS.
Ben de sitelerinde astrolojiye yer vermelerine sasirdim, bilime deger verdigini dusundugum gazeteden beklemiyordum bunu… (http://hakimiyetiilmiye.blogspot.com/2010/06/astroloji-cumhuriyete-yaksyor-mu.html)