HOŞLUKLAR
Yıl, 1887…
Gazetecinin biri, Victor Hugo’ya sorar: “Eserleriniz ve siz bugüne de çok olumlu eleştiriler aldınız, çok övüldünüz. Bunlar arasında sizi en çok hangisi hoşnut etti?”
Hugo cevap verir:
Karlı bir kış gecesiydi. Eş dostla yiyip içmiştik. Mesâfe kısa diye, evime yaya olarak dönüyordum. Fena hâlde sıkışmıştım. Hızlı adımlarla, mâlikânemin bahçe kapısına vardım. Kapı kilitliydi.
Var gücümle uşağıma seslendim: “İgooooooor”! Defalarca haykırmama karşın İgor’un beni duyduğu yoktu. Sidik torbam Atlas Okyanusu büyüklüğüne ulaşmıştı. Altıma kaçırmak üzereydim. Yaşlılık işte. Çâresiz, bahçe duvarına yanaştım, etrafa bakındım, görünürde kimse yoktu, fermuarımı indirdim ve su dökmeye başladım.
Tam o sırada arkamda bir at arabası durdu.
Hiç kıpırdamadan, sessizce işiyordum.
Arabacı nefret dolu bir sesle “seni hâddini bilmez, buruşuk o… çocuğu! O işediğin, Sefiller’in yazarı Victor Hugo’nun duvarıdır!” dedi.
İşte, hayatımda duyduğum en iltifat dolu söz buydu.

***
Hani demem o ki,
Allah ne insanı kendi duvarına işetsin…
Ne de böyle iltifatlardan mahrum kılsın.
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 23 Ağustos 2010 Pazartesi


Sevgili Kerem Üstâdım,
Rahmetli hiç olmazsa “kendi duvarına” işiyormuş!..
İçten Sevgi Ve Saygılarımla.
Turan Mutluay
MKD:
.
Değerli Kerem Hocam,
Bu anektodu ben Bernard Shaw’ın diye biliyordum…
Selâmlar,
Evren İşbilen.
MKD: Tevâtür muhtelif Sevgili Evren…
Hocam,
Câmi duvarına işeyenleri n’aapacağız?
Ki; onlardan bizde ne kadar çok.
Sayın Hocam,
Allah imama zevâl vermesin de, cemaati câmi duvarına işemesin.
Sevgi ve saygılarımla,
MKD:
.
SAYGIDEĞER PROF. DR.HEKİMLER HEKİMİ SAYIN M.KEREM DOKSAT EDİTÖRÜMÜZ,
İki gün önce yazmış olduğunuz, HOŞLUKLAR ile hoşnut olduk. Ellerinize Sağlık. Victor Hugo yaşlı olduğu için duvarına idrarını bırakmış. Uşağı İgor’un duymamasıda tesâdüf değil. Bu anektot çıktı ortaya. Sefiller’i yazarken insanların iç duvarını yıkarken, kendi duvarının bilincinde olmadan yaptığı bu davranışa da iltifat geldi.
İdrarın öyle yararları var ki, on gün dinlendirilmiş idrar en iddialı şampuandan daha iyi yumuşatıyor saçları…
Pencere camlarını hiç bir temizlik maddesi çiş kadar parlatmıyor. Sivilcelere birebir… En azgın sivilceler bile çişe direnemiyormuş. Mucizevî sıvı sâyesinde hastalıklarımıza teşhis konuyor. Victor Hugo’ya değil iltifatım benim bu mucizevî sıvıya, tiksinmeyin gargara yaparsanız boğaz ağrılarına iyi geliyor.
Ah,duvarları da yıksa..
MKD: ?!?!
İbnu Abbas radıyallahu anhümâ anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) iki kabre uğradı ve:
“(Bunlarda yatanlar) azab çekiyorlar. Azabları da büyük bir günahtan değil” buyurdular. Sonra sözlerine şöyle devam ettiler:
“Evet! Biri, nemîmede (lâf getirip götürmede) bulunurdu. Diğeri de idrar sıçrantısına karşı korunmazdı”.
Bu Hâdis-i Şerîf’i okudukdan sonra nerenize istersneiz sürün, hâttâ gargara yapın…
SAYGILARIMLA İYİ AKŞAMLAR,
Şu anda haberlerde Çin bunu da yaptı idrardan yakıt üretmiş diye konuşuyor spiker.
Petrol savaşları bitiyor diye devam ediyor..