RAHMET YAĞIYOR
Dün hava nispeten daha az cehennemî idi.
Mümkün olduğu kadar az kişiyi bu meteorolojik şartlarda yormak için sâdece çok yakınlarıma haber vermiştim, psikiyatri e-grubuna haber salmıştık, bir de mekândaki yazım vardı. Âzâsı olduğum e-gruplarına, hâttâ kardeşlerime dahi mesaj yollamamayı tercih etmişim.
Zor iştir bir cenâzeye gitmek, hele kabristana kadar refakât etmek ve rahmetliyi mezara yerleştirmeye yardım etmek pek zahmetlidir…
Bir de, pederimden sonra en son Prof. Dr. Ertaç İlkay’ın cenâze namazına katılabilmiştim ve hep uzak durdum senelerdir, içim dayanmıyordu. Sıhhâtim de elvermediği için, tâziyeleri yeğler olmuştum. Âdeta fobik olmuştum.
Ama bu seferki kaçınılmazdı, anamdı yolcu edeceğimiz…
Tatile, Ramazan’a, sıcağa rağmen gene de duymuşlar, telefon ve e-posta zincirleri çalışmış…
Hürriyet’teki ilânı görmüşler…
Zannettiğimden çok daha fazla dost, kardeş ve zâten çoğu dağılmış olan az sayıda âile efrâdım katıldı. İlker İnal Üstâdım dâhil, pek çok yaşını başını almış kardeşim oradaydı, keza gençler de. Canım ağabeyim Siyavuş sabah uçağıyla geldi, akşam döndü. Tâhirciğim de aynı şekilde gelip iştirak etti. Seblâ ve âilesi de oradaydılar. Başka ismini zikredemeyeceğim pek çok kişi de… Aziz Dostum Prof. Dr. Bingür Sönmez dahi vakit yaratıp geldi; akrabam ve dostum Can Ataklı da, sevgili muhasebecimiz Zekeriya Duman da…
Devrim Üstâdım ve Mâcide Hemşirem hastâneden alıp câmiye kadar gelmesiyle ilgili her şeyi bizzat gerçekleştirdiler, kabrine de o ve Mecit Üstâdım koydular. Neslim de anacığımın uzun, zahmetli ve acılı hastalığı boyunca son senelerde hep ama hep koşturdu. Şoförümüz İribey kendi anası olsa ancak bu kadar fedakârlık yapardı.
Erenköy’deki Gâlip Paşa Câmii bugüne kadar bütün âilemizin cenâzelerinin kaldırıldığı yer. Hâttâ son üç seferde de hep aynı imam vardı, bu sefer genç biri tâyin olmuş. Yoksa aklıma garip şeyler gelecekti.
Üç merhume vardı musalla taşlarında; nedense sâdece en sağdaki için helâllik istendi, anacığım için “helâl ediyorum” diye yakaramadım Allah’a çünkü o en soldaydı; ortadaki de aynı âkıbete uğradı. Sonradan sorduğumda “zamandan tasarruf için” olduğunu öğrendim! Yâhu, birer dakikadan toplam 3 eder, hadi imam kekeledi, 5 eder… Tasarruf edecek başka bir şey kalmadı da, bundan mı ıskonto yapılıyormuş? Annem bir daha ölmeyecek ki yâhu, en azından ben öyle biliyorum! Hani yirmi tâne olur da anlarım. O zaman da “diğerleri adına” filân diye önceden 2 saniye sürecek bir açıklama yapılır…
İklil’im ve Selma’m oradaydılar, Âdilciğim de, Sâbir de, diğer hemşirelerim de…

Metin olup ağlamamaya kendimi çok hazırlamıştım, birkaç hafif sulanma hâricinde atlattık. Canım Cânan’ım, annesi Nurperi, Neslim, Ertunç hep birlikte ön sırada saf tuttuk.
Çıkarken bir baktım ki Cerrahpaşa Nöroloji’den canlar Prof. Dr Aksel Siva, Prof. Dr. Güneş ve Meral Kızıltan da oradalar. Bizim klinikten ise sâdece Doç. Dr. Numan Konuk’u “vekâleten” yollamışlar!

Sonra soluğu İç Erenköy’deki âile mezarlığında aldık. Tabutu taşırken birkaç kere el atabildim, kahrolası kilolar…
Arkadan defin ve toprak atılması işlemine geçildi, “bismillâh” deyip üç kürek attıktan sonra daha fazla dayanamadım ve biraz uzaklaştım.

Sonra dualar… Hele hâlen çok iyi durumdaki bir imam hastam ve imam babası da oradaydılar. Dualara onlar da iştirak ettiler.
Nejat Aksel Üstâdım, zor günlerin adamı, gönüldaşımdı bermutat…
Sonra…
Bitti.
Dışarıda azıcık daha sohbet ettik, İklil’im Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabından bulup bir sürü satın almış, sebil niyetine dağıtıp o hâlde güldürdü gene bizi.
Akşam evde dua okundu gene, kızım hazırlamış, ikramda bulunuldu. Türkân Teyze bile gelebilmişti.
Dünkü havanın yerini bugün yağmur ve serinlik aldı, rahmet yağıyor kupkuru mezara…
Telefonlar çalıp duruyor, hem içim buruluyor, hem de paylaşmanın verdiği rahatlama acıyı azaltıyor. Kötü günde aranmak o kadar mühim ki…
Hele iyi günde şu veya bu sebeple ara(ya)mayanların bile araması, hiçbir menfaâtleri yokken…
Sonra onlar da kesilecek ve hayat sürecek.
Hâttâ yarın işbaşı, Pazartesi de Fakülte, asistanlarımı özledim. Demin aradılar topluca…
Fakat yeminim o ki…
Tabii başarabilirsem…
Asla ve kat’a çekmeden gideceğim Otogenetik Psişe’ye!
Anacığıma yaptığımızı bana revâ görmelerine müsaade etmeyeceğim.
Yalvarıp da “bırakın artık” diye, beni zorla hayatta tutmalarına mâni olacağım.
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 01 Eylül 2010 Çarşamba


Sevgili Kerem Bey,
Oğlumun adı sevdiğim saydığım güzel insan; anasını kaybetmiş biri olarak acınızı paylaşıyorum, sabırlar diliyorum… İnsanın anası ölünce çok büyük bir boşluk kalıyor, her geçen gün derinleşen… 12 yıl oldu anam gideli ama onu inanın ki hâlâ özlüyorum… Size büyük sabır diliyorum yeniden…
Sevgilerimle…
MKD: Bilmukabele Sevgili FD.
Sevgili Hocam,
Sitâyişim var..
Bizle paylaştığınız özel durumunuz içeriğinde bir eksik var ve sizi bu husus sonucu bağışlamıyorum!!
Hocam acınızı paylaşıken, bu sütunlar üzerinden yer ve mekânı neden biz karienize bildirmediniz?
Yakınımızda olan bir cennet mekânda, size dokunmak, metin olma duygusunu sizinle paylaşmak, hacı, hocanın helâlliğini soramama desturunu hep bir ağızdan seslendirmek isterdim(k)…
Biz karieniz, sizi kendimiz gibi hissetmek adına acaba yanılgı içersinde miyiz?
Size ve geride kalan âile bireylerinize Tengrim uzun ve sağlıklı yaşam versin… Siz bizlere daha çok lâzımsınız…
Sevgilerimle,
R. Çengeloğlu
MKD: Sevgili RÇ, kimseyi yormak istemedim. Belki başka bir buluşma tertipleriz bir yerlerde, sitâyişinizi affettirebilirim
. Sevgiyle…
Değerli Üstâdım,
Geç de olsa acınızı paylaşmak isterim. Mekânı cennet olsun. Ana kadar kutsal birşey olabilir mi? Bir damla su iken bizi deryâlara dönüştüren. Mâlesef sözler kifâyetsiz.
Geride kalan sizlere sabır ve sağlıklı ömürler dilerim.
Saygı ve sevgilerimle,
A. Gediz
MKD: Sevgili AG, şükranlarımı sunuyorum. KSS.
Kerem Bey,
Anneciğiniz ile ilgili yazınızı okudum. Kaç yaşımızda olursak olalım anne-baba yokluğu büyük bir eksiklik… Onları unutmuyoruz ama bu sızı ile bu eksiklik ile yaşamayı öğreniyoruz. Daha çok çalışıyor, daha çok müzik dinliyor, çevremize daha fazla duyarlı oluyoruz. Çoğul yazdım çünkü ben böyle oldum. Annenize rahmet, size sabır diliyorum. Dostlukla…
MKD: Aynen, aynen öyle Sayın HÜD, şükranla…
Canımm Hocamm…
Beni de ağlattınız vallahii… Bu gurbet ellerde… =) Çok dramatik oldu ama gerçekten… Sizi anlayabiliyorum anne gibi var mı kii… Allah size ve Neslim Hanım’a ve tüm sevdiklerinize sağlıklı ömürler versin… Ne guzel ve ne mübârek bir günde ki anacığınız ne mubarek bir insanmış… Ne mutlu nur içinde yatsın… Allah bu acıları yaşatmasın diyeceğim ama acı gerçek mutlak yaşayacağız hepimiz… Keşke ben de orada olabilseydimm… İnşaallah geldiğimde müsâit olursanız sizleri görmeyi çok arzu ederim.
Benim buralardan yapabileceğim bir şey varsa ki… Ben sâdece bu hayırlı günlerde dua gönderdim, umarım Allah kabûl eder…
Sizleri seviyorum sevgi ve sağlıkla kalın…
MKD: Canımsın, sağ ol, var ol…
Askerken, birgün üstlerimden bir kısmı, büyük salona çağırıp, neden düzensiz aralıklarla anjin olduğumu sordular! Ben kekeleyince, iç hizmet yasası uyarınca, sağlığıma, yediğime, içtiğime, hâsılı, hayatıma dikkat etmek mecburiyetinde olduğumun altını kalın kalın çizdiler…
Ukalâlık etmek istemem.
Ama…
Siz, gerek kliniğinizde, gerekse öbeğinizde veya bana göre hele öbeğinizde, çok önemli bir iş ifâ ediyorsunuz…
Bu işin, sıhhâtli olarak devam etmek mecburiyeti vardır bana göre.
Bu öbek, artık sizin değildir.
Dolayısıyla, özellikle kilo mes’elenize müdahale etmeniz gerektiği kanaâtindeyim.
Hâddimi aştıysam özür dilerim ama öbek, sâyenizde toplumsal muhalefet vazifesini sürdürüyor…
Selâm ile.
MKD: Sayın HS, doğru söz için ancak teşekkür edilir. Bilmukabele selâmlar…
Allah rahmet eylesin Hocam. Başınız sağ olsun. Allah kimseye çektirmesin ve sıralı ölüm versin.
Ancak ölümün hakikati bize var olduğumuzu, burada olduğumuzu fark ettiriyor. Canımızdan can koparken da sürüyor hayat. Bu da ölüm kadar kaçınılmaz. Lûtfen emânete iyi bakın. Sevgiler, Saygılar.
(İmamın “helâllik” konusundaki keyfî tavrı karşısında dilim tutuldu. Böyle bir şey ne duydum ne gördüm.)
MKD: Sevgili ST, çok zarifsiniz, müteşekkirim.
Bütün kâlbimle acınızı paylaşır… Size uzun ömürler dilerim… Ayrıca çok da yakınızda olmama rağmen cenâzenize haberim olmaması nedeniyle katılamadığım için üzgünüm…
Sevgiler… Selâmlar…
MKD: Çok teşekkürler Sayın HE.
Sayın Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat,
Sizin gibi bir evlât yetiştirdiği için, sevgili anneniz huzur içinde Tanrı’ya kavuşmuştur. Acınızı paylaşır, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı uzun ömürler dilerim.
MKD: Çok teşekkürler, hepimize Sayın ND.
Değerli Üstâdım,
Acınızı paylaşmak istiyorum.
Başınız sağ olsun. Sizlere sağlıklı uzun ömürler dilerim.
MKD: Çok teşekkürler Sevgili HÖ.
Değerli Üstâdım,
Annenizin kaybına yeni muttali oldum. Işıklar altında yürüsün. Sizlere sabır dilemekten başka, elimden gelen bir şey yok.
Bu arada, Sayın Hüseyin Sungur’un yazdıklarına tüm kâlbimle iştirak ettiğimi, hoşgörünüze sığınarak eklemek istiyorum.
Sevgi, selâm ve saygılar.
Metin YILDIRAN
MKD: Aziz Üstâdım, her yazdığınız kelime için müteşekkirim.
S……………
Başınız sağolsun. Allah rahmet eylesin.
MKD: Siz sağ olun…
Değerli Üstâdım,
Sabır dilerim, ışıklar içinde yatsın.
Saygılarımla,
MKD: Çok teşekkürler Sevgili OÜ.
Başınız sağ olsun. Allah rahmet eylesin.
MKD: Çok teşekkürler…
Değerli büyüğüm Kerem Bey,
Başınız sağ olsun. Acınızı paylaşırım.
Annenizin mekânı cennet olsun, Allah rahmet eylesin.
Ne mutlu annenize ki, sizin gibi bir evlât yetiştirdi.
Cemile Engin
MKD: Sağ olun, var olun Sayın CE.
Yâhu, şaka mı bu?
Saygıdeğer Prof. Dr.M.Kerem Doksat Editörümüz, Hocamız;
Bu dünyada Yüce Allah’ın rahmetinde olan anneniz, kimsenin kâlbini kırmamış ki, helllik ettirmeye imamın dili varmadı..
Yaşadığımız şehir İstanbul değil, gelmiş kadar oldum..
Hekimler Hekimimiz, ne iyi yapmışsınız fotoğrafları yayınlamakla..
Cennet’in güzellikleri, sevgili ananızın, ruhuna işlesin.
Allah güç versin tüm yakınlarına..
Rahmet yağmursa eğer…
Rahmelikte yağmurluk olmalı.
Sevgili Hocam,
Başınız sağolsun, yazınızı okuyunca duygulandım içim bir tuhaf oldu… Size sabır diliyorum, benim de annem yaşlandı, hafif hafif kafa karışıklığı, unutmalar görüyorum; böyle böyle gidiş olacak gâliba. İçim bir tuhaf oldu…
Acınızı paylaşıyorum hocam, sevgili annenize Allah rahmet eylesin, sevgi ve saygılarımla…
MKD: Sevgili BO, teşekkür ediyorum ama annenizi hemen muayeneye götürmenizi de rica ediyorum.
Sevgim ve saygımla…