Arsiv : Kerem DOKSAT

AÇIK VE NET OLARAK: KÜRT MES’ELESİ NASIL HÂLLEDİLİR?

On senelerdir çırpınıyorum, bu iş böyle gidemez diye! Bugün 15 şehit, yarın Taksim’de veya Kızılay’da patlatılacak bir bombayla 150 ceset… Ankara’da kenarından dönüldü zâten. Varoşlardan merkeze “Biji Biji” diye inecek silâhlı militanlar, aşağıda da onları bekleyen gözü kararmış gençler… Güvenlik güçleri de birbirine girmiş, çünkü onlar da paramparça!

Daha neyi bekliyorsunuz ey ehl-i vatan, ey bu ülkenin muktedir takımı? Godot’u mu?

Aslında kaç kere yazdım ettim ama bir kere daha, hülâsa edeceğim: Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (26)

Altınova’daki Türk Kürt Çatışması ve Prof. Richard Dawkins

Önce Doğan Haber Ajansı’ndan alalım haberi:
Türkiye / 01/10/2008

Balıkesir’in Ayvalık İlçesi’ne bağlı Altınova Beldesi’nde Doğu kökenli (Kürt) olduğu bildirilen Murat Aksu’nun kamyonetle aralarına daldığı gruptan 18 yaşındaki Oğuz Dörtkardeş ve 31 yaşındaki Ezel Kırcalı’nın ölümü 6 kişinin de yaralanmasının ardından başlayan gerginlik sürüyor.

Ezel Kırcalı’nın cenazesi câmiden mezarlığa götürülürken öfkeli kalabalık yol üzerindeki Kürt kökenli olan vatandaşlara âit işyerlerinin camlarını kırdı. Müdahale eden jandarmayla aralarında arbede yaşandı. Olayların önlenmesi için güvenlik güçleri yoğun çaba sarf ediyor.

Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (7)

BEŞ GENELKURMAY BAŞKANI NİÇİN ERGENEKON’LA SUÇLANIYOR?

Sevgili dostlar, Batı’nın Türkler’i ve Türklüğü dünyadan def etme plânı çok eskidir; köklerini mâziden alan âtidir. Çin zâten tarihî düşmanımız ve Uygurlar’a yapılanlar medyamızda minnacık yer alabildi. Hâlen bu plânın son aşaması tatbik ediliyor. Bu “son dalganın” hikâyesini internetten gelen ve belli ki İşçi Partililer tarafından hazırlanmış bir metinle de tevhit edip, tabii ki çekince ve sakıncalarımı katıp modifiye etmek sûretiyle, sizlerle paylaşmak isterim.“Son dalga” 1991 yılı başında ABG’nin Körfez saldırısı ile başladı. ABG, Bağdat’a yürümedi, Irak’ın kuzeyinde bir Kürt isyanını kışkırttı. Arkasından, Irak Ordusu’nun 36. enlemin kuzeyine geçmesini önleyerek buradaki Kürt oluşumunu teminat altına aldı. O dönemde ben Diyarbakır’da askerdim ve ABG askerlerinin Kürtler’i başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere, herkesten korumak üzere orada olduğunu gözlerimle gördüm. Önceki yazılarıma bakanlar bunu görebilirler. On sene zarfında ortak lisanı dahi olmayan bir millet (ulus) oluşturuldu, eliti ve entellektüeli bile yetiştirildi (Hani Zülfüyâr’ın alelacele gidip elini öptüğü dünya çağındaki Kürt san’atçıyı bir hatırlayın; yâhu, bu kadar meraklı adamım, dünya çapındaki bu değerden bîhaberdim, bütün tanıdıklarım da öyle). Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (7)

Finansal Piyasalarda Daha Neler Olacak?

Finansal piyasaların dururumu, beklenen bir sonuçtur. Başını Friedman’ın çektiği Chicago Ekolü tarafından, pazarlanan ve ABD’nin desteğini kazanan, devletin ekonomiye müdahalesini reddeden monetarist (paracı) ekonomik sistem, giderek “liberalizm” ve sermayenin serbest dolaşımını hedefleyen “globalizm” adı altında, ABD hükûmetleri, Dünya Bankası ve IMF tarafından dünyaya dayatılan modern sömürgeciliğin sonunu buraya varacağını bütün aklı başında ekonomistler zâten tahmin ediyordu. Liberalizm ve globalizm çoktan ölmüştü de, tartışılan cenazenin nasıl kaldırılacağı idi. Şimdi cenaze merâsimi de başladı.Bu ilkeler, aslında, ABD’nin az gelişmiş ve gelişmemiş ülkeleri sömürmesine ve çok uluslu sermayenin ülkeler arasında istediği gibi hareket etmesine imkân sağladığı için dünyaya empoze edilmiştir. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (3)

O, Rüzgâr Gibi Aceleyle Esip Gitmeyi Tercih Etti: HÂDİ ÇAMAN

Ölüm, gideni kurtarır ve kalana acı verir ama…Hâdi Çaman, her neslin farklı tanıdığı, ancak tiyatronun hep aynı bildiği bir kimlik. Gazeteler, bir san’atçının hayata vedâsını, her zamanki alışılmış üslûplarıyla yazdılar. Mâtem ve hüzün dolu satırlar arasında 65 yıl, üç beş dost, bir oğul bir torun ve bir Candaş’ı vardı. Bir de üç harfli bir hastalık ismi sanki sinsice gizlemişti kendisini satırlar arasına: ALS!

Tiyatro için mücadelesinde her yolu deneyen ve sonunda geçtiği her dekorun üzerinde kulislerin tozlu kokusunu bırakan rüzgâr adam, sonu ALS ile bitecek bir oyunun içinde doğaçlamaları ile yaşatıyordu kendi hayatının senaryosunu. Yazının devamını okumak icin tıklayın..

Yorumlar (2)

64 sayfa : « ilk Sayfa ... « 2 3 4 [5] 6 7 8 » ... Son Sayfa »