İdealist, teist, deist, panteist veya pananteist kozmogoniler, spiritist ve spiritüalist, mistik ve dinî pek çok inanç sistemi kendi içlerinde tutarlı referanslarla hareket ederler. Dinler de, sosyal psikoloji bağlamında, birer ideolojidirler. Hepsinin kendine göre bir Ulu Yaratıcı, Tanrı fikri vardır ve melekler, cinler, diğer tabiatüstü-mânevî yaratıklarla dolu bir veri tabanı olan inanç ve referans sistemleri vardır ve kendi içlerinde tutarlıdırlar. Bâzı dürüst ve otokritiği güçlü kişilerin özeleştiriden kaçınmadıkları da görülmüştür. Kendi inanç sistemine göre, bir kişideki “ruhsal” bir sorun şeytandan, içine giren bir cinden veya Poltergeist’ten kaynaklanıyor olabilir ve bundan kurtulmak için de bir hocaya, mânevî şifacıya, exorcist’e, medyuma veya cinciye gidebilir. Nitekim, en câhilinden en sofistikesine kadar pek çok kişinin bu yollara tevessül ettiklerini biliyoruz. İnsanın okurken sinirden patlasa mı, gülmekten çatlasa mı karar veremediği, hastaya musallat olmuş cini çıkarmak için cinin (!) nasıl dövüleceğini anlatan kitaplar gırla gidiyor ve bunu yazan hurâfecilere, koca üniversite profesörü, televizyon sunucuları iltifat edebiliyorlar; böyle bir olayı katıldığım bir canlı televizyon programında yaşamış ve yayınladığım bir makalede anlatmıştım!
Yazının devamını okumak icin tıklayın..