YENİ VAHİM GELİŞMELER

Kıbrıs adası ile İsrail arasında bulunan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin “ekonomik münhasır bölgesi” içerisinde olduğu iddia edilen parsellerde, 24 trilyon metre küp doğalgaz tesbit edildiği bildirildi. Rum Filelefteros gazetesi, Amerikalı Noble Energy’nin Güney Kıbrıs ve İsrail arasında 100 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayacak rezerv bulduğunu iddia etti. Rum radyosu da, İsrail’in “Leviathan ve Tamar” bölgesinde, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kendilerince “münhasır ekonomik bölgesinin” 12’nci parselinde zengin doğalgaz yatakları tesbit edildiğini haber verdi.

İsrailli kaynaklara dayandırılan habere göre, Amerikan Noble Energy şirketinin kullanımını üstendiği parselde, 24 trilyon metre küplük doğalgaz rezervi bulundu. Rum Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynak ise, “Güney Kıbrıs ve İsrail arasında görüşmelerin devam ettiğini” belirtti. Doğalgaz yataklarını bölgede 3 boyutlu sismik araştırmaları sırasında keşfettiği bilgisi yer aldı.

Bölgede 300 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bulunduğu ve yataklarda yılda 40 milyon küp doğalgaz çıkarılacağı kaydedildi. Güney Kıbrıs’ın doğalgaz yataklarından yılda yarım milyar Dolar gelir elde edebileceği belirtiliyor.

Doğalgaz

Yazının tamamını okuyun »

BU SENE ORUÇ TUTMAK, ÖZDEMİR İNCE ve BAYRAKTAR BAYRAKLI!

Ölçülen sıcaklık 39-43 C°, hissedilen 50-55 C°, nem oranı %92-98 Gündüz süresi 16+1 saat!

Bedevînin ülkesinde tam bir kara iklimi vardı ve gölgeye girdiniz mi serinlerdiniz; hâlâ da öyledir. Meselâ orada bir hayvanı İslâmî usûlle kanını akıtarak kesip bir çengele asarsanız çürümez, suyu kısa sürede uçup gideceği için füme hâle gelir ve bozulmadan uzun süre satışa arz edilir. Çünkü çölde rutubet (ânında sözlük: nem) sıfıra yakındır.

Yâni ABG orayı HAARP ile bombardıman etse dahi pek bir şey olmaz.

Buralarda ise neredeyse Japon balığı gibi yüzgeçlerimiz çıkacak ve evrim geçirerek akciğerli balıklar hâline geleceğiz!

Eğer ben Diyanet ve Diyabet İşleri Başkanı olsaydım, şu fetvayı veya genelgeyi bütün Türkiye’ye bağıra çağıra duyururdum:

DİNİMİZ ÖNCE AKLIMIZI KULLANMAYI BİZE EMREDER. BU RAMAZAN’DA ORUÇ TUTMAK HARAMDIR!

Çünkü bu meteorolojik şartlar ve uzun gündüz süresi, hiçbir hastalığı olmayanları dahi perişan edecek, hâttâ hastalanmalarına yol açacaktır. Hele hele hasta olan ve ilâç alması icap eden kimselerin Allah’a yaranmak hüsnü zannıyla oruç tutmaları büyük günahtır. Yoksa “saunada uzun kalma yarışında” ebediyete vâsıl olan ileri zekâlıya dönme riski var! Yazının tamamını okuyun »

LÂİKLİK HAKKINDA

Kelimenin menşei Fransızca’daki laïcité, din işlerinin devlet işlerine, devlet işlerinin ise din işlerine karışmaması demek. 2004’de dünyaya gelen bu terim son asırda bütün dinlere saygılı ve eşit mesafede olmak anlamını da kazanmış. Etimolojik olarak Kadim Yunanca λαϊκός’dan geliyor ve “halk hakkında, sıradan adam hakkında” demek.

Sekülarizm ile lâisizm aynı şey değildir… Meselâ ABG’de “secularism” hâkimdir, din işleri cemaâtlere bırakılmıştır ama kalkıp da Hristiyan Demokrat Parti filân kuramazsınız. Avrupa’da ise kurarsınız. Çünkü buradaki tâyin edici faktör o ülkenin harsı (kültürü) ve toplumsal yapısıdır.

Bâzı mütefekkirlere göre “anti-Clericalism’in” bir türü olup, dinin tatbikine müsaade etmek veya dinî hürriyet yerine, inanç sâhiplerinin dinlerini tanıma imkânını tanımayan bir baskı tarzıdır.

Anti-klerikalizm din diye yutturulan safsatalardan ve sömürülerden bunalmış Avrupa medeniyetinin diyalektik bir tepkisidir.

Gâzi ve arkadaşların, bütün aksine iddialara rağmen, anti-Klerikalizm batağına düşmeksizin, cemaâtlerin eline düşerse tekrar bir fâcia hâlini alacağını bildikleri için Fransız tarzı ama yumuşatılmış bir Lâisizm’i tercih etmişlerdir.

Bunun sarih esbâb-ı mûcibesi: Yazının tamamını okuyun »

HAARP’E DEVAM

Konunun üstü kapatılıyor, bizdeki seviyesizlik altı politik atışmaların gölgesinde kalan bir vâkıa es geçiliyor:

Daha önce de değindiğim HAARP mes’elesi!

Bakın Doğan Haber ajansının 30 Temmuz tarihli haberine (http://www.dha.com.tr/n.php?n=abd-rusyaya-haarp-acti-2010-07-30), okuyun:

Benim derdim hem bütün dünyaya hem de bize bundan dolayı çıkacak faturada…

Konuyla ilgili önceki makalemden naklediyorum (http://www.keremdoksat.com/2010/07/30/bakin-abg%e2%80%99nin-yaptiklarina/):

Hava sıcaklığının 40 derecede seyrettiği Rusya’da bilim adamları, boğucu yazdan ABD’yi sorumlu tutmaya başladı. Buna göre, ABD, HAARP sistemiyle iyonosferde güçlü dalga göndererek Rusya’yı kavuruyor. Komplo teorisi gibi duran bu iddia, ülkenin büyük gazetelerinden Komsomolskaya Pravda Gazetesi’nde enine boyuna ele alındı.

Rusya, gölgede 40 dereceye yaklaşan anormâl çöl sıcaklarının ardında düşman eli aramaya başladı. Kavurucu sıcakların doğal olamayacak kadar uzun sürdüğünü dile getirmeye başlayan Rus fizikçiler, “ABD, bize gizli iklim silahı HAARP ile savaş açmış olabilir” görüşünü öne sürmeye başladı.

Sahra çölünü aratmayan Rusya’daki sıcak dalgasını inceleyen Komsomolskaya Pravda Gazetesi, bir dizi uzmandan görüş alarak böyle bir ihtimalin bulunduğu sonucuna vardı. En büyük şüphe ise Pentagon’un kontrolünde 1997 yılından beri Alaska’da çalıştırılan yüksek frekans dalga yayıcı HAARP istasyonu üzerinde toplandı. Yazının tamamını okuyun »

BİRKAÇ UZUV, BİRÇOK MÂNÂ, BİR DE SİLİK HİPNOZLA GEVŞEME TEKNİĞİ

Beyin, kafatasının içerisindeki en büyük sinir havuzu… Beyinsiz aptal veya ahmak! Dimağ. Muhakeme, akla vurma. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse; akıl, anlayış. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse…

Kafa, baş, ser. Hayvanlarda genellikle beyin, ağız, göz, burun, kulak vs. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası: Distribütör kafası… Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, hâfıza; görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Kafasız bunlardan yoksun olan, kafanı kullan bunlara müracaat et! Öfke: “bu herif tam bir baş ağrısı”!

***

Kamuslara bakarsanız kâlb deyince göğüs boşluğunun orta solundaki kan pompalayan uzuv (ânında sözlük: organ) anlamını görürsünüz (kalp yazarsanız ise sahte, aldatmaca demektir ve kalpazan da oradan gelir).

Evet, anatomik ve fizyolojik olarak kâlbin târifi bu…

Şimdi bir de işin sembolik, allegorik, bâtınî yönünden bakalım ve çok etkili bir silik hipnozla gevşeme tekniğiyle tanışalım…

***

Kâlbsiz” deyince merhametsiz, “iyi kâlbli” deyince merhametli demektir. “Kırık kâlb” burukluğu, sukut-u hayâli (ânında sözlük: hayâl kırıklığı; sükût sessizlik demektir) ifâde eder. Kâlbî samimiyet ve dürüstlük ifâdesi, “kâlb kâlbe karşı” da harbîlik ve paylaşma demek. Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri de onun kâlbidir: “Türkiye Cumhuriyeti’nin kâlbi Ankara’da atar”. Yazının tamamını okuyun »