Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Bir duydum ki meğer savaşa giriyormuşuz.

Bunun için yeterli mühimmat mevcut mu ki?

Ortada TSK mı kaldı?


Esad mı yoksa Esed mi anlayamadık. Adam dimdik ayakta, korktuğu filan yok!

hafız esad saddam ile ilgili görsel sonucu

 

***

Hem ortada ordu bırakmayacaksınız, hem de harbe gireceksiniz.

Böyle bir şet intihardır ve başarılı olmak pek müşküldür.

Eğer amaç Suriye’yi yenmekse ve galip gelmekse, bunun imkânı yoktur!

İlker Başbuğ uyarmış ve “girince çıkılmaz” demiş!

ilker başbuğ ile ilgili görsel sonucu

Şam ne zaman düşman, ne zaman dost biliyor musunuz?

Hocalarla, hacılarla bu memleket yönetilemiyor!

***

Homoseksüeller ve transseksüellere de gaz sıkılmış dün, bunun adı Homofobidir. Gelişmiş ülkelerde kimse böyle şeylere müdahale etmez! Beyoğlu’nda gaz sıkmışlar. Yazık değil mi; bırakın nümayiş yapıp bildirilerini dağıtıp dağılsınlar!

Sabun yapmayı da düşünen var mı acaba?

***

Park yeri açılmış, hangi kaynakla?

Ekmeleddin İhsanoğlu, Deniz Baykal, İsmet Yılmaz eğer bu karara imza artarlarsa tarihte hesap vereceklerdir!

Bakın, ezeli düşmanımız Yunanistan bile topu atmakta ve 1.6 Milyon Euro ödemek zaruretinde, yoksa temerrüte düşecek!

Üstelik it dalaşları tekrar başladı; geçenlerde İzmir uçağında Hz. Muhamed’in seyahat duası seyrettirildi, Köln’den gelirken de hatırlatıldı. İnananlar için çok iyi de, Ateist veya benzeri kişiler için bunun mesajı ne?

***

USD şimdilik düşüşte ama iş bir referanduma gidecek anladığım kadarıyla ama seçim ekonomisine girildiğinde kesin fırlayacaktır. Ya 4 hattâ 5 TL’ye çıkarsa, stagflasyona gidilmez mi?

Daha da beteri, bu Lâle Devri benzeri dönemde, karşılıksız para basılarak piyasalar iyice şişerse ne olur?

***

Bu ülke çok savaş gördü, bunu da atlatır da, hangi silahlarla veya kurşunlarla?

Büyük medyanın neredeyse tamamı elinizde, yandaş olmayan pek az kanal var.

Bol dezenformayon ve misenformasyon yapılıyor.

***

Hiç Humeyni’den, Şah Rıza Pehlevi’den, Saddam’dan da mı ders almadınız?

Adamı Kürt seçkinlerinden oluşan Koruma Alayı yapayalnız bırakmıştı. Coniler de astılar, Kelime-i Şahadet getirmesine dahi müsaade etmeden hem de!

***

1500 kişilik sarayınız var, Allah daha büyüğünü nasip etsin ama unutmayalım ki her savaş bir cinayettir.

Âkiller de mi ikaz etmiyor (öyle isimler mevcut ki, inanamıyorum hâlâ)?

Ramazan’da yapılacak böyle bir müdahale ancak daha çok kan ve soykırım getirir.

Bu da Güney bölgelerimizde yaşayan pek çok kavim için yıkımı, hattâ bir soykırım yaşanacaktır.

***

Memlekette o kadar çok güzel yer var ki, niçin kıymak istiyorsunuz insanlara,

Bakın Habertürk’teki haberleri izliyorum.

Kırmızıçizgiler de kalmamış artık!

Neler yapacaksınız?

Her tarafa yeni AVM’ler mi inşa edeceksiniz?

***

Özal döneminden demi ders almadınız?

Askerimiz bu ahval ve şeraitte muvaffak olamaz, çok önemlidir bu.

***

Dengir Min Fırat Kürt ama belli ki makul bir adam.

Çok dikkatle ve ihtiyatlı konuşmakta!

Parlamentonun oturmamış olmasından müşteki, Anayasal haklardan bahsediyor!

***

AKP’nin başındaki her kimse, onlara sesleniyorum, çevremiz tam bir ateş çemberi içerisindeyiz.

Atatürk’le tam bir yarış içerisindesiniz, ne yapsa tam aksini gündeme getiriyorsunuz!

Dengir Bey, İstiklâl Marşı’nın kıtalarını bilmiyormuş, hâlâ 12 Eylül’den ve sopayla, dayakla özleştirmeden bahsediyor. İçeriğine karşı çıkıyormuş.

Mehmet Âkif’in dedikleri o zaman için mutebermiş ama artık saygı duruşu yeterliymiş.

Rahat bırakın bu milleti, köklerimizden tekrar doğarız ama çok kan dökülür ve olan gene 36 etnik gruba olur!

***

ABD’nin Yeşil Kuşak doktrinini aşmak çok güçtür!

Onlar kim isterlerse onun işine son verirler.

IŞİD’le başa çıkmamız çok zor.


İstediğiniz kadar akıllı tayyareler, uydular veya başka şeyleriniz olsun.

Göktürk 1 Uydusu hâlâ fırlatılamamış, uçakların çizimleri daha hazır değilmiş.

Hiç böyle harbe girilir mi?

***

Suriye bataklığından çıkamazsınız, çıksanız dahi memleket perişan olur!

***

Bayan Vitali Hakkoda vefat etmiş,

Toprağı bol olsun, mütevazı ve çok yalnızlık çekmiş bir kadındı. Meğer öykü kitapları da yarmış, olar kalmış yadigâr!


***

Çok güzel bir söz vardır: “Savaşı yaşlılar planlayıp idare eder, gençler ölür”.

Yazık etmeyin bu güzelim ülkeye.

İran’ı Osmanlı dahi işgal edemeyip, kapıdan dönmüştür.

Sağlıklı ve sabırlı, ihtiyatlı ve kırk kere düşünerek karar verin.

Türkiye Cumhuriyeti payidar kalır ama küçülür, paramparça olur.

Kürt Devletini engelleyemezsiniz.

Artık konu sağcılık solculuk değil, demokratik ve sosyal hukuk devletinin müdafaa edilmesidir.

Bugünlerde nasıl olup da keyfim yerinde olsun…

Korkmuyorum ama endişeliyim.

Evlâdım ve diğer insanlarımız için.

***

Neyse, Hatun Zeynep Akayrancı da döndü, evimiz eski hâline kavuştu.

İtidal, iyi istihbarat ve maceraya atılmamak en önemli olmazsa olmazdır.

Dilerim yeni kanlar dökülmez ve Yüce Türk Millet ilelebet payidar olmaya devam eder.

Bu arada, inananlar için dinimizin akıl ve hikmetle dolu olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Yok, kalçadan iğne oruç bozar mı, Cüppeli ne demiş…

Bırakın bunları.

Hekiminizi dinleyin ve internette sörf yapmayın.

***

Herkese tekrar itidal ve sağduyu tavsiye ediyorum.

Tabii ki benimki bir blog ve henüz herhangi bir gazetede köşem yok.

Keşke olsa da, daha büyük gruplara ulaşabilsem…

Sağlıcakla ve aklı selîmle dolu olarak kalın!

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 29 Haziran 2015 Pazartesi

234 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Gecenin bir vakti aklıma takıldı, meşhur bir örgüt var, her taşın altından onun çıktığı, üyelerinin hemen her şeyden sorumlu olduğu, dünyayı, hattâ kâinatı bunların idare ettikleri söylenir.

Ben de oturdum İnternetin başına ve başladım araştırmaya…


İlluminati çoğul bir kelime olup tekili (Latince: illuminatus, Türkçe: aydınlanmışlar) demekmiş.

Yâni “etrafa nur (ışık) saçan” insanlarmış bunlar…

Tarihteki adıyla “Bavyeralı Illuminati”, bâtıl inanca, peşin hükme, dinin toplumsal hayat üzerindeki etkisine, iktidarın kötüye kullanımına karşı, Aydınlanma Çağı döneminde 1 Mayıs 1776’da kurulmuş bir topluluk olup, Modern Illuminati zihin kontrolü uygulayarak, hükumetleri ve kuruluşları ele geçirerek Yeni Dünya Düzeni’ni sağlamak amacıyla hareket ettiği iddia edilen, monarşileri yıkmayı, dinî inançları yok etmeyi, millî devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak sosyal düzeni alt üst etmeyi planladığı öne sürülen, ancak, faaliyeti ve varlığı, mevcudiyeti günümüze kadar ispat edilememiş bir yapılanmaymış.

Bâzı komplo teorisyenleri,

Illuminati üyelerini “ışığın insanları” veya “aydınlanmışlar” olarak addetmekteymiş.

***

Hareket, 1 Mayıs 1776 yılında Ingolstad’ta (Yukarı Bavyera),

Ingolstadt Üniversitesi Kilise Hukuku Profesörlerinden biri olan Filozof Adam Weishaupt tarafından beş kişiyle kurulmuş.

Aydınlanma Çağı’nın bir kolu olarak hür düşünceyi temel edinmiş üyelerden oluşan topluluğun Masonluğu model aldığı ve üyelerinin (müntesiplerin) gizli bir yemin ederek ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtikleri söyleniyormuş.

Zamanla, örgüt her biri farklı derecelere sâhip olmak üzere üç ana sınıfa ayrılmış ve pek çok Illuminati grubu, mevcut olan Masonik loca üyeliklerini iptal etmişler.

***

Weishaupt, başlangıçta topluluğun isminin “Perfectibilists (Mükemmelleştiriciler)” olmasını planlamış.

Grup, ayrıca, “Baveryan İlluminati” diye de adlandırılmış ve ideolojisine “İlluminizm” denmiş.

Brunswick Dükü Ferdinand ve Diplomat Franz Xaver von Zwack gibi pek çok önemli isim, entellektüel ve politikacı kendilerini grup üyesi saymış.

Topluluğun pek çok Avrupa ülkesinde şubesi açılmış ve on yıl içerisinde iki bine yakın üyesi olmuş.

Edebiyat dünyasından da Johann Wolfgang von Goethe, Johann Gottfried Herder ve Gotha ile Weimar Düklerinin de ilgisini çekmiş.

Goethe

1777 yılında, Karl Theodor, Bavyera’nın yöneticisi olmuş.

Bu zat aydınlanmacı mutlakıyet taraftarıymış ve döneminde Illuminati dâhil bütün gizli toplulukları yasaklamış.

Baveryan Hükûmeti tarafından 1785'te yayınlanan bildiri grubun dağılmasına sebep olunca olmuş ve Weishaupt da kaçmış.

Topluluğun yazışmaları, doküman ve mektupları toplatılıp daha sonra hükumet tarafından yayınlanmış.

***

Komplo Teorileri

Baveryan İlluminatiMark Dice, David Icke, Texe Marrs, Ryan Burke, Jüri Lina ve Morgan Gricar gibi yazarların da belirttiğine göre, hâlen faal olan bir örgütmüş.

Pek çok teori dünyadaki birçok siyasî, askerî ve ekonomik olayın sorumlusunu gizli bir örgüt olan Illuminati olarak gösterirmiş.

Komplo teorisyenlerine göre, birçok ABD Başkanı, bu örgüte doğrudan veya dolaylı olarak hizmet etmekteymiş.

Ayrıca birçok tanınmış çocuk çizgi filmlerinde şuuraltı mesajlarıyla beyin yıkama gerçekleştirildiği iddia edilmekteymiş.

Myron Fagan’a göre Waterloo Savaşı, Fransız İhtilâli, John F. Kennedy suikastı bu örgütün işiymiş.


1797 ile 1798 yılları arasında yayınlanan Augustin Barruel’in Memoirs Illustrating the History of Jacobinism ve John Robison’un Proofs of a Conspiracy (Bir Komplonun İspatları) kitaplarında, Illuminati’nin ayakta kaldığı ve Fransız İhtilâli’nin mimarı olduğu gibi beynelmilel komplo teorileri ortaya atılmış.

***

Benim bulabildiklerim bunlar.

Demek ki çok güçlü adamlarmış ve dünyayı yöneten bir teşkilatmış.

Her şeyin altında bunlar yatıyormuş.

John F. Kennedy’nin çok çapkın bir adam olduğu (Marilyn Monroe da sevgilileri arasındaydı) ve İsrail’le inatlaştığı, Amerikan Dolarını Federal Bank Reserve yâni sözüm ona Amerikan Millî Bankası yöneticilerinin itirazlarına rağmen kendi hükumetinin basması için ısrar ettiği herkesin bildiği bir şey.


Buna karşılık, hem Katolik’ti, hem de abartılı bir Amerikan Milliyetçisi (daha doğrusu patriot: vatansever)…

Bir Başkan, hele ABD’de, kalkıp da çapkınlık eder, İsrail’le zıtlaşır ve Yahudilere posta koyarsa ne olur?

Özel görevli beş keskin nişancı gelir ve karısının yanında onu infaz ederler; o da yetmez, bütün aile lânetlenir ve herkesin kötü bir şeyler gelir.

Sonra da Oswald isminde bir genci –ki bence hipnotik beyin yıkama altındaydı, suçlu ilân ederler; akabinde de zaten kanserden ölmeye mahkûm olan bir Yahudi, tam da mahkemeye çıkacakken, silahını çeker ve onun da işini bitirir!


Vaka da çözülmemiş olarak kalır…

***

Diyelim ki böyle bir örgüt hâlâ işbaşında ve üye aşmaya da açık…

Birileri size bir müracaat formu getirip de “bize katılır mısınız” dese, ne yapardınız?

Ben olsam kabul etmezdim çünkü anladığım kadarıyla, bu adamlar ne MİT, ne MOSSAD, ne de başka bir örgüte benziyorlar.

Nerede toplandıkları, Bilderberg Örgütü ile ilişkileri karanlık.

Maazallah böyle bir topluluğa üye olursanız, sizin de en ufak bir fırsatta cesedinizi bir yerlerden toplar ve akabinde de sülalenizi lânetlerler.

İflah olmazsınız ve çoluğunuz, çocuğunuzun da başına ne geleceğini kimse bilemez.

Rothschild Hanedanı ve Siyonistlerle ilişkileri de karanlık, öyle gözüküyor.


***

Ben bu insanları hiç görmedim ve tanımadım ama bir vakıa (olgu): Bu dünyayı birileri fena hâlde yönetiyor, kararlar alıyor ve bir ne olup bittiğini bilemiyoruz!

***

Demem o ki, öyle her teklife kanmayın ve uzatılan belgeyi hemen imzalamayın.

Aksi takdirde sizi de harcarlar.

Google-Earth üzerinde Rothschild Hanedanı bölgesinde görüntü puslanıyor, deneyin, göreceksiniz.

Sabaha yeni muayenehanemizde hizmet vermeye devam edeceğiz Neslim’le ve ekibimizle.

Herkese hayırlı bir hafta diliyorum.

Her türlü yasal örgüte girin ama karanlık güçlerden uzak durun.

Neme lâzım?

Harcanırsınız.

Hayırlı bir hafta diliyorum.

Kürt, Türk, Zaza, Arap… hiçbir ayrım yapmadan çalışıyoruz.


Bu arada, sanırım koalisyon yapılacak, işler sürüncemede kalacak ve Doğu bizden iyice koparıldıktan sonra da, çok önceden çizilmiş BAP, GOP ve diğer projeler bitirilmiş olacak.

Elçiye zeval olmaz derler, benden iletmesi (Youtube'dan iktibas ettiğim görüntülerdeki yorumlar, bunları koyanları bağlar. Benim pek çok Yahudi dostum ve kardeşim var, onları tenzih ederim)

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 29.06.2015

538 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Bu memleket koalisyonlardan çok çekti.

Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Devlet Bahçeli görüşmüşler.

Memlekete hayırlı uğurlu olsun.

Bir şeyi unutmamak lâzım ki, Devletlû hâlâ Cumhurbaşkanı ve memleketin de bir harbe gidilecek olsa, başkomutanı.

Bu süreci heyecanla takip etmekteyiz.


Bizler reyimizi CHP’ye verdik ama bakın son manzaraya:

Cumhuriyetin kalesi olan Parti’nin Başkanı, gidip Devletlû ile görüşmüş.

Devlet Bahçeli kimin kimlerle görüştüğünün hesabını karıştırmış.

***

Numan Kurtulmuş ve ekibi işbaşında ve Saray konusu çok güncel.

Sayın Baykal gene lâfı geveleyerek konuşmuş ve milletvekilleri belli olmuş:

Dilek Öcalan

Revza Kavakçı

Merkar Esayan

Örcü Purçu (Çingene)

Feleknas Uca, zor Türkçe konuşabilmiş.

***

CHP’den zannettiğimiz Ekmelettin İhsanoğlu MHP’den seçilerek TBMM Başkanvekili olmuş.

Devletlû zenci Türk olmaktan şeref duyarım” demiş. Ak-budun -kara budun meseli.


***

Lâfı fazla uzatmayayım, İclal de evlenmiş ve haberimiz olmamış.

Cüneyt Arcayürek de vefat etmiş.

Hâlâ zirvedeki yerini koruyan Ajda Pekkan müthiş bir konser vermiş

***

Ünlü bir futbolcu Alaçatı’daki Köpekler için protestoda bulunmuş çünkü ortalığa pislik saçıyorlarmış.

Leman Sam gene tweet atarak gündeme gelmiş. Kendisini pek çok kere seyrettim.

Bir seferinde, KKTC’deki bir kongrede, “Memleketim” şarkısını okumayı reddetmişti.

Türkan Şoray dizide oynamaya başlamış.

Bu işler ilginçtir, kim bilir daha kaç kişi diğeriyle konuşur.

İzmir’den Özkan yeni çocuğuyla birlikte kameralara yakalanmış, çok memnun olduk ailece.

Bu işler daha çok uzar.

Görünen o ki CHP AKP koalisyonu çıkacak çuvaldan. Politikacıların ne yapacağı hiç belli olmaz, kulislerde daha çok şey döner.


***

Yunanistan’la gene kriz çıkmış ve iflas etmesi gündemdeymiş.

Geçen gün genç bir dostumla konuşuyorduk, “Hocam bu memlekete bir şey olmaz” dedi bana.

Düşündüm uzun uzun.

Eğer Fiilen Kürdistan veya Ermenistan… kurulsa, acaba tepkisi ne olurdu?

***

Bu arada, tebdili mekânda ferahlık vardır dedik ve yeni muayenehanemizi 19 Mayıs Mahallesi, Çoruh Sokak, 32/5 Fulya Şişli adresine taşıdık.

Bu da AKP ‘nin özel muayenehaneleri kapatmak istemesine rağmen oldu.

***

Sanırım kim bastırsa o olacak da, Güneydoğuya ne olacak?

***

Sayın Doğu Perinçek ve Vatan Partisi azınlıkta kaldı, Sevgili Doğan Canku da milletvekili olamadı.

Gülgûn Feyman da seçilememiş oldu!

Tahir’in kızları mezun oldu ama gidemedik.

Ankara’da da TED toplantısına katıldık.

Murat Duygan ve herkes oradaydı, Çağla ve Ziya Koyunsağan gelememişti.

Şimdi iş zamanı ama gene yazarım.

Sizleri bilgisiz bırakmayayım ve güne taptaze başlayalım:


***

Herkese sevgi ve selâmlar.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 25 Haziran 2015 Perşembe 

Etiketler: CIA seçimlder
173 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Karmaşık duygular içerisindeyim.

Çoban Sülü lâkaplı bir büyük devlet adamı daha ebediyete intikal etti.

Kendisiyle çok küçükken, bir Karadeniz gezisinde ailece tanışmıştık ve yolunu kesmiştik ama ne koruma bir şey demişti, ne de polisleri.

Hepimizin ismini sormuştu.

Ezbere de bilmişti.


Mütevazı adamdı ve sınıf atlamanın da simgesiydi. Aslında çok da iyi rakı içermiş meğer...

Sadettin Bilgiç vasıtasıyla Merhum Pederim "Kürt Meselesinden" bahsettiğinde, "yollar yürümekle aşınmaz" demişti ve sıkı da bir kazık yemişti!

1. MC Hükumeti döneminde de, Alparslan Türkeş'le ortaktı, tanımıştım onları...

SÜLEYMAN DEMİREL MASON MUYDU?

O da kendisine Anıt Mezar Yapılmasını vasiyet etmiş...

***

Bugün karmakarışık duygular içerisindeyim. Hem İzmir’de güzel bir düğüne katıldık, Hanzade Tanyalçın damadın ayağına bastı (Görkem Gökşin)…

***

Hem de TED Ankara Koleji Balosunda çok eğlendik.

Çok elit ve şık insanlardan müteşekkil bir câmiadır.

İkisini de facebook’a yükledik.

Fatih Pestilci, Nigar, Murat,... hepsi balodaydı, bol bol dans ettik. Ziya ve Çağla yoktular. Sadi gene gülmekten kırdı geçirdi Neslim'le beni.

Bir arkadaşımız (Memo Diriker) vefat etmiş ona üzüldük.

Benim de bu koalisyon işine kafam takıldı…

***

Baykal’ın kaseti ne olacak?

Devletlû hâlâ işin başında ve Sözcü’ye göre dört sene sonra gidecek de, imam nikâhı ve dünya kadar yasak geldikten sonra bu tahribata kim engel olacak.


Mitingden...

Altın kaplı helâ polemiği, bize ne?

***

Biz buralarda rahatız, yeyip içiyoruz ama memlekette asayiş hâlâ yerinde olacak mı?

Düşünün, “atı alan Üsküdar’ı geçti” atasözümüzü…

***

AB’den dışlandık, KKTC’de çok sevimsiz gelişmeler var.

Halkın ciddi bir kısmı kendisini muhalif olan bir lider var karşımızda.

***

Demirel de gitti ve masonluğu artık tartışılmayacak.

Kısa bir süre önceki fotoğrafı

demirel mason ile ilgili görsel sonucu

1965'teki kırılmanın mimarıydı

Türkiye şapkasız kaldı

Şapkasıyla, işretteki yeteneğiyle ve babacanlığıyla simge olmuştu


Gül mü yoksa Kılıçdaroğlu mu belli değil.


Bütün bunlar hiç de iç açısı değil ve HDP mi işin içinde olacak?

MHP ne yapacak?

Vatan Partisi barajı dahi aşamadı!

Mursi de Saddam'la aynı akıbete uğradı...


***

Diyelim ki “Sayın Apo” serbest bırakıldı ve Nobel de verildi.

Mursi’ye olanı gördük!

ABD, kendi liderlerini yaratıp, kendi ayarladığı adamlara infaz ettirir.


***

Tarih tekerrürden ibarettir ama eğer ondan ders alınırsa ancak.

Korkarım bu işin sonunda memlekette taş üstünde taş kalmayacak

Saray da tarihe karışacak, kim bilir ama bir gerçek var ki, ne Gezi Ruhu kaldı, ne de eski mücadeleci insanlar.

TED’li arkadaşlara soruyorum, istemiyorlar.

Şoförlere soruyorum, muhalifler.

Sokaktaki adamın ekserisi istemiyor?

Nasıl oluyor da bu parti hâlâ muktedir?

Pastadan pay alanlar kim?

Yandaşlar nasıl olup da bu kadar AVM yapabildi?

Her şeyin bir sonu vardır ve herkes de bir gün gelir ölür.

Yetmedi mi artık, artık görelim ne olacağını ama bu memlekette Atatürk’ü unutturacak babayiğit hâlâ anasının karnından doğmadı.

***

Dilerim bu Ramazan pek az kanlı, az kurbanlı ve nispeten daha fazla canlı, usulüne uygun geçer.

***

Geçenlerde Babalar Günü vardı, bir tek şoförüm aradı.

Bir çeşit eksiklik kapladı içimi…

***

Beykent’te iki adaya daha “Klinik Psikolog” unvanı verdik ama inanın ki çok iyi değiller.

Akademik dünyada saygı, sevgi yetmez.

Kılık kıyafet gibi teamüller de vardır ve en son katıldığımız jürideki delikanlıya da bunu anlattık.

Kılık kıyafet mühimdir.

Kefenin de astarı yoktur.

Devletlû da bir gün gider, hepimiz öyle değil miyiz?

Mersin’de ne olmakta?

Bugünlerde at izi it izine karıştı, dikkatli olun.

Metroda veya takside her şey gelebilir başınıza!

Hayırlı bir Çarşamba diliyorum.

Bu arada, tedbil-i mekânda ferahlık vardık diyoruz ve Ağustos sonunda, 25 senelik POLİMED’i Fulya’daki yere nakledeceğiz.

Altında Dönerci var, karşısında da oto yıkama bölgesi.

İsteyen ter, içer, arzu eden orada oturur ayran içer.

Arzu eden de alttaki bardan demlenir.

Hayırlısı, şimdi çalışma zamanı ama sevgiyi ve saygıyı unutmayalım!

Mutlu ve umutlu bir Çarşamba diliyorum.

Muazzez İlmiye Çığ daha neler anlatıyor, onu da paylaşırım.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 17 Haziran 2015 Çarşamba

Etiketler: mason nobel ortadoğu pkk ted
141 kez okundu
0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

İç Savaş!

Dünkü Sözcü Gazetesinde Celâl Şengör’le yapılan röportajın aslını astarını araştırabilmek için hem kendisini (Oya’yı), hem de Sayın Uğur Dündar’ı aradım ama maalesef telefonlarını açmadılar.


 ***

Görünen o ki, Türkiye’yi çok yönlü bir iç savaş beklemekte.


AKP hâlâ Hükumetin başında ve başardıkları şeyleri bir sayayım:

Pornografiyi yasakladılar, Celâl’in ve Billur’un kulakları çınlasın.

Bunu da Aziz Dostum Hilmi Or ve arkadaşı Can Bayram çiftinden öğrendik.

Yargıyı ele geçirdiler.

Apo’yu serbest bırakacak güçler serbest kaldılar ve CHP ile MHP arasındaki bir koalisyondan bahsedilmekte.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun telefonu da açılmadı sanırım çok koşturmakta ama yeterince tedbir alabildiler mi bilemiyordum.

Selahattin Demirtaş açıkça “ülkede iç savaş çıkarılmak isteniyor” diye ilan etti. Telefonunu elde edemedim.

Peki, yeni hükumetin kurulması ne kadar sürer?

En az altı ay, belki de daha fazla.

Peki, malî kriz azaldı mı?

Yo, arttı.

Diyorlar ki döviz daha da fırlayacak…

Peki, bunları kim tutacak?

***

Ahmet Hakan’ı ve Nagehan Alçı’ya henüz telefon etmedim ama elimdeki liste epey kabarık:

Hıncay Uluç, Ertuğrul Özkök, hattâ Devletlû bile var.

Cem Özer de meşgul sanırım.

Taha Akyol’unki yok ama olsun.

Ünal Ersözlü’ye sorarım.

***

Bulamazsam Güler’i ararım ve basındaki dayanışmadan istifade ederek bana bu işin sırrını çözecek yeni telefonları verir.

***

Erol Simavi’yi çok eskiden beri bilirim ve hakkındaki şeyleri yazamamam ama gazetedeki ilandan da görülmüştür, Masondu bir zamanlar. Monaco’da yapayalnız vefat etmiş. Allah rahmet eylesin.

Bu memlekette birileri bir şeyleri kaşıyor.

Bunlar hoş işler değil ve iyiye gitmiyor işler.

Derler ki, her millet müstahak olduğu idareye kavuşurmuş.

Dün Sevgili Dostum Berti Erbeş’in davetlisiydik, nostaljik şarkılar söyledi bir zenci.

Orada beraber Doçent olduğumuz Prof. Dr. Yasef Özsarfati’ye rastladım, onun da telefonunu aldım.

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve Baro Başkanı Metin Feyzioğlu’nunkiler de mevcut.

Atâ, Ayşe, Mine Sakmar ve ailesininkiler var…

En kötü ihtimalle kızımınki en azından hiç değişmiyor.

Selçuk Erez Hoca Eylül’e kadar meşgulmüş.

İlber Ortaylı da sanırım hastaneye yatacakmış, Neslim’e öyle demiş ve memleketin haline o da üzülüyormuş.

***

Ali Rıza Saysen de İzmir’de, Çınar’ı bire daha asla aramam.

Aksel, Zeynep ve elimdeki listeden Uğur Parmaksız ve binlercesi mevcut.

Yetmedi mi, Okan Bayülgen ve ekibinin var ve aradığımda çok zarif şekilde açtı.

Keza telefon rehberi mi yok?

Mustafa Morgil’e de sorarım.

Diyelim ki olmadı, Cem Korduğlu’yu veya Sabri Kurtoğlu’nu ararım.

Neslihan hep açar zaten.

Mansur tam dosttur, sektirmez.

***

Reha Muhtar’ınkini ve Gani Müjde’ninkileri henüz ele geçiremedim ama bir şeyler yolunda değil ve kaçınılmaz mı, olmazsa daha mı iyi olur bilemem, sanırım büyük bir kapışma olacak.

Nasıl olsa bir kapı buluruz.

Bu arada, Sultan Tarlacı ve Şaşzadeler orada.

Ömür'ler hep bizimle.

***

Bakalım el mi yaman, Gül mü yaman ama bu işin sonu pek yaman.

Yaman Örs ve Cengiz Güleç zaten tanıştır, ikincisi hocam.

Engin Eker, Engin İçelli ve güzel eşi orada.

***

Zeki Erçil ve diğerleri bizi bekliyor.

Oğuz Polat hep dost zaten…

***

Merak ediyorum bu kurtulmuş yeri nasıl bulacağım bu sefer?

Whats up listemde Çukurova Tıp Fakültesi ve Sezgi Dostları, Leyla Çağatay ve ekibi var.

Hem de İzmir’de Hanzade Tanyalçın’ın düğününe davetliyiz, akabinde de TED balosu var Ankara’da.

Bu arada, muayenehane adresinde bir değişiklik olacak.

Ne de olsa tebdili mekânda ferahlık var derler, göreceğiz.

Dilerim kan gövdeyi götürmek de, rahat bir Ramazan geçiririz.

Elmalılı Hamdi Yazır’ın meâlinde de maymuna çevirme yer alıyor. Sonra yazarım.

Herkese iyi bir Perşembe diliyorum.

Sınav ve bir süre için istirahat.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 11.06.2015

Etiketler: iç savaş pkk siyonizm
235 kez okundu
0