LIONS, ROTARYENLİK ve MASONLUK
Bu yazi toplam 682 defa okundu.
Bu yazi bugun 1 defa okundu.
http://www.sabah.com.tr/ozel/lions913/dosya_913.html adresinde LIONS’un ne olduğu “irdelenmiş” ve masonluğun arka bahçesi mi olduğu şeklindeki meş’ûm suâl havada bırakılmış. Aynı şey ROTARY için de geçerli.Vaziyetten vazife çıkararak derli toplu bilgi vereyim:![]()
ROTARY
Paul Haris 1905 senesinde Chicago’da ilk ROTARY kulübünü kurar. Başkanlığa da Silvester Schiele’yi getirir. Sonra çığ gibi büyüyerek bütün dünyaya yayılır bu örgüt. Amacı farklı mesleklerden tebarüz etmiş ve daha da geniş bağlantılar kuracak kişileri bir araya getirerek kaynaştırmak ve topluma hizmet etmektir. Herhangi bir ırkın veya milletin diğerlerinden üstün olmadığı, dünyadaki bütün insanların korku, açlık ve zulümden korunması, bütün insanlığın hayat standardının yükseltilmesi temel fikirleriyle çalışılır. İyi ahlâklı ve dürüst işadamlarına kucak açar. Her hafta toplanılır, “ocakbaşı toplantıları” denen kaynaşma buluşmaları yapılır. 1989’a kadar kadınları aralarına almazken, bu kural değiştirilir.
LIONS
1917’de Melvin Jones da gene Amerika’da ilk LIONS kulübünü kurar. Bu abreviasyonun açılımı Liberty, Intelligence, Our Nation’s Safety’dir (veya Security). Hâlen “özgürlük, anlayış ve ulusumuzun güvenliği” diye okunuyor. Ayda bir toplanılır. Arada faâliyet ve hayır işleri için görevli üyeler koşturur. ROTARY’den farklı olarak, LIONS’ta aynı meslekten kişiler aynı kulübe üye olabilir. Başlarda onlar da kadınları almazlar ama artık bu kural tarihe karışmıştır.
İkisinde de amaç kentsoyluluk değerlerini yaymak ve topluma hizmet etmektir. LIONS daha halka ve orta sınıfa yöneliktir, ROTARY ise işadamlarına, daha zengin sınıfa açıktır ama hizmette farkları yoktur.
Her ikisinde de mübadele ile gençler farklı ülkelere gider, dünyalarının genişlemesi ve ufuk açılması yaşarlar. Her ikisinin de toplantıları herkese açıktır. Ne Kabbalistik ne de mistik yâhut ezoterik yönleri vardır. Tamamen yasaldırlar.
MASONLUK
Tarihi çok eskilere uzanan, Ortaçağ karanlığından çıkışta büyük rol oynayan ezoterik ve hârice kapalı bir kurumdur. Mâbediyyun şövalyelerine veya başka bir tarihî kuruma tek başına indirgenemez. İlk resmî kuruluşu İngiltere’de ve Hristiyanî olmakla beraber, zamanla bir ilâhi güce (Allah, Tanrı, Lord, God vs.) inanan ve iyi ahlâklı kişilerin alındığı beynelmilel bir teşkilât hâlini almıştır (tıpkı İhvânüs Safâ gibi). Bu süreçte bölünmeler de yaşanmış, inançsızları ve kadınları da kabûl eden “devrimci” gruplarla, muhafazakâr ve an’anelerine bağlı grup ayrılmışlardır. Türkiye’de de bu üvey kardeşler Hür ve Kabûl Edilmiş Masonlar Büyük Locası ve Özgür Masonlar Büyük Locası diye iki farklı obediyansta kurumsallaşmıştır. Tamamen yasaldırlar.
LIONS ve ROTARY’nin aksine, özel bir tekris (initiation) töreninden geçmeden mason olamazsınız ve toplantılar hâriçten olanlara kapalıdır. LIONS ve ROTARY’den farklı olarak, masonlukta yapılan hasenat ve hayır işleri de mahrem tutulur.
Yahudi ırkçılığı olan Siyonizm’in bu üç teşkilâtla da alâkası AKP veya CHP’yle olan alâkası kadardır. Yâni, bir şekilde bunlardan birine veya birkaçına üye olup da Siyonistlik yapmak isterseniz, bunu sinsice uygulamazsanız ve fark edilirse, atılırsınız. Çünkü ırkçılık her üç kurumun da ruhuna aykırıdır; vatanına ve milletine bağlılık ise temeldir. Her masonik Büyük Loca tamamen millîdir (ulusaldır) ve kimsenin kimseye verilecek hesabı yoktur. Muntazam olma (Düzenli olma) ise, basitçe, dünyada tanınmış bir Büyük Loca’dan berat almakla gerçekleşir. İsteyen herhangi bir kişi veya grup, bu şartları sağlarsa, kendi obediyansını kurabilir: Abdullah Gül Masonları Büyük Locası gibi…
NEREDEN BİLİYORUM?
Web mekânımı ziyaret edenler, azıcık okuyanlar pek iyi bilir.
LIONS’a 16 senemi verdim, Kalamış LIONS Kulübü’nün iki dönem başkanlığını yaptım. Vakitsizlikten dolayı ayrıldım.
ROTARY’e ise 6 senemi verdim, görev almadım. Vakitsizlikten dolayı ayrıldım ama hâlâ fırsat buldukça Galatasaray ROTARY’nin ve diğer kulüplerin toplantılarına katılıyorum.
Masonlukta ise 17. senem; idarî olmayan bütün derecelere vâsıl oldum; görev almadım.
Hâlis bir Türk milliyetçisiyim (ırkçısı değil); her üç teşkilâtta da çoğunluk öyledir (Atatürk’ün ilkelerini benimsemişlerdir).
Hâlâ da ilk Siyonist’imi bekliyorum.
Bu arada, kentsoyluluk değerlerini benimsemiş yâni medenî olan insanlar hâlâ o kadar az ki, gerek LIONS’ta gerekse ROTARY’de pek çok masona rastlarsınız, bu doğru. Masonluğa ancak teklifle girilir; gâyet tabiîdir ki LIONS veya ROTARY üyesi olup da, masonluğa teklif edilme yüzdesi diğer cemiyetlerden fazladır, çünkü benzer vasıflı insanların âzâ olduğu kulüpler bunlar.
Ama hepsi bu; eminim ki tatmin ol(a)mayan epey çıkacaktır ama fakir neylesin?
Kardeşlikle…
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 05 Eylül 2008 Cuma
MKD güncelleme, artık farz olan lüzum üzerine (13 Ekim 2008 Pazartesi):
Masonluk Türkiye’de nasıl uykuya yattı?
13 Ekim 1935 masonlar için önemli bir gündür. Bu tarihte kendiliğinden kapanma kararı alan derneğimizin kapanışı resmîleşmiş ve locaların mal varlığı hükûmete devredilmiştir.
Çünkü 1935 yılında, On ikinci Büyük Üstad Muhiddin Osman Omay dönemine gelindiğinde Nazi ve komünist dünyalardaki mason aleyhtarı propagandalar yurdumuzda da etkili olmaya başlar. Cumhuriyet Halk Fırkası içerisinde ciddi antimasonik hareketlenme başlamıştır. Masonluk ideâllerinin “Halk Evleri” idealleriyle örtüştüğü, bu nedenle ayrıca mason localarına gerek kalmadığı savı ve “Tek parti, tek Şef” sloganıyla sâdece mason locaları değil, Türk ocakları, Kadınlar Cemiyeti gibi daha birçok dernek baskı altına girmeye başlamıştır.
1935 yılının Ekim ayında İçişleri Bakanı Şükrü Kaya Kardeş mason câmiasının en üst derecedeki yöneticilerini Ankara’ya dâvet eder ve Cumhuriyet halk Fırkası’nın resmî görüşünü ve mason localarının kapanma zamanın geldiğini düşündüklerini kardeşlerine bildirir. Konvan toplanmadan, kapanma kararını hemen orada vermelerini ister. Baskı altında bu dayatmaya uyan kardeşler kapanma kararını kapsayan bir yazıyı 9 Ekim 1935 tarihinde Anadolu Ajansı’na verirler.
Yunanistan, Romanya, Bulgaristan dâhil bütün Avrupa ülkelerinde masonluk faâlken, Faşist İtalya, Nazi Almanyası ve Komünist Rusya’dan sonra Türkiye’de de masonluk bir süre uykuya dalar.
Hüsamettin Küçük
5 Eylül 2008
Bazı çevrelerin Masonluk’a karşı neden düşmanlık beslediklerine,neden Masonluk’a sizin olmadığını iddia ettiğiniz birçok menfî kavram ve âdeti izafe ettiklerine dair kendi görüşlerinizi de müsait bir zamanınızda kısaca yazabilirseniz sevinirim.
Kaan ÖZSAYINER
6 Eylül 2008
Sn. Hocam Pek az yorum yazmaya karar verdiğimden beri sanırım bir ay olmuştur. Ancak bu yazınıza yorum yazma gereği hissettim. Çetin Altan bir yazısında “Üç büyük şehrimizin şimdiye kadar olan tüm valileri masondur demek isterdim ama elimde yazılı belge yok ama bunun böyle olduğunu ben biliyorum” demiştir. Eh kendisi güvenilir bir isimdir tartışmasız. Söylediği de hiç tesadüfe benzememektedir.
Mason (1. lig) Rotary (2.lig) Lions (3.lig) yapılanmalarının suç işlemediği kesindir. Ancak ülke yönetimine sızmaları ve köşe başlarında bulunmaları da bi o kadar aşikardır. Bu sadece bizim ülkemizde değil tüm dünya ülkelerinde benzerlik taşır. Bu yapılanma Siyonizm’in dünyayı fethi methodu ile fena halde örtüşmektedir. Zati Siyonuzm bir toprağı işgal etmeyi değil üzerindekileri köleleştirmeyi amaçlar.
Neyse ya siz sözde sırlara ermiş bir mason değilsiniz daha yada ermiş ama bunu olayın tabiatı gereği öyle değilmiş gibi sunuyorsunuz. Her iki durumda da size sevgimizden ve saygımızdan bir şey eksilmez.
Bu sırada hala değerli babanız ile birlikte yaptığınız Filipinler gezisinde ki manevi şifacılar ile ilgili makalenizi bekliyorum. Hatırlatmak için yazayım istedim. Elimde çokta fazla döküman ve görüntü birikti bunlarıda yazınızın altına yorum olarak aktaracağım.
iyi çalışmalar
Mehmet Kerem Doksat
6 Eylül 2008
Sayın Ziyaretçilerim,
3 şeyi önemle istirham ediyorum:
1) Hoffer’ın Kesin İnançlıları ve her şeyi zâten bilenler için yapılabilecek bir şeyim yok. “Tartışmasız güvenilir” diye nitelenen Sayın Çetin Altan’ın kendisine bir sorsanız, bakalım ne diyecek, bu bilgileri nereden edindiği ve niçin ifşa edemediğini; belki çok ilginç şeyler duyabilirsiniz… Bu “lig” benzetmeleri nereden çıkıtı anlayamadım. Maşallah masonluğu herkes biliyor ki, “sırları” bir ben öğrenememişim de saklıyormuşum; buraya gülümseme resmi koymayı başaramadığım için öyle yaptığımı yazıyorum:)) Rahmetli pederimle Filipinler’e gidişimizi yazarım zamanı geldiğinde. Döküman nedir bilmiyorum ama doküman (belge, varaka) olarak bendeki videolar mahfuz, gönlünüz ferah olsun.
2) Buraya küfürlü veya terbiyesizce mesaj yollayanlar, isterseniz vazgeçin (bilhassa HCÖ’e çok rica ediyorum). Eğer amaç beni etkilemekse, işe yaramıyor; eğer yayınlanacağını sanıyorsanız, o da olmaz.
3) Sayın Hüsamettin Küçük’e ve benzeri suâlleri soranlara cevabım zâten yazının içinde. Daha ne söyleyeyim? HKMBL’nin resmî web mekânındaki bilgiler benim de aynen iştirak ettiğim şeylerdir.
Sevgi ve Saygılarımla
Kaan ÖZSAYINER
7 Eylül 2008
Sn Hocam bende olduğunu söylediğim video görüntüleri ve fotoğraflar başkalarına ait. Çok ilginç tabikin ama diğer taraftan James Randi isimli bir ABD’li bilim adamı ilizyonist karşı savlar ortaya atarak olağan üstü olan herşeyi ben ilizyon ile yaparım diyor ve yapıyorda . Kendisinin de videoları var. Özellikle aletsiz ameliyat sahneleri inanılmaz. Ayrıca aynı kişi eğer doğa üstü güçleri olan birisi gerçekten var bunu bana kanıtlar ise 10 milyon dolar vereceğini tahüt etmektedir. Aynı kişi özellikle İsrailli telekinizi uzmanı Uri Gallere de son derece gıcık olmakta tüm çatal bıçak bükme gösterilerini tekrar ederek ilizyon olduğunu söylemektedir.
Ben bu konularda sizin fikirlerinizi dinlemek için sabırsızlanıyorum.
İyi çalışmalar
MKD: http://www.keremdoksat.com/2008/06/17/uri-geller-diye-bir-sahtekar-ve-fatih-terim/
Kaan ÖZSAYINER
17 Eylül 2008
Fahrettin Kerim Gokay ile ilgili ne düşünüyorsunuz çok çok merak ediyorum.
Mehmet Kerem Doksat
17 Eylül 2008
Sayın Kaan Bey,
Fahrettin Kerim Gökay ile ilgili her türlü malûmat her yerde var. Muhteris ve müteşebbis bir adam. Herkes gibi artıları da, eksileri de var ama güzel izler bırakarak terk etmiş hayatı.
Buna cinsel yönelimi de dâhildir (herhâlde bu dikkatinizi çekiyor). Hani İngilizce ifâdeyle, “so what”?
Benim hangi özel düşüncem olacak ki?
Allah rahmet eylesin diyebilirim sâdece…
Sevgiler.
Kaan ÖZSAYINER
18 Eylül 2008
Cinsel yönelimi ile ilgili bir bilgim yoktu açıkçası Size yazamamın sebebi. Kendisinin hem belediye başkanı hem vali olması ayrıca Ord. Prof. Nöro Psikayatr olması. Bunlarla birlikte 1960 lı yıllarda ilk Lion Kulübünü kurması ve Mason olması. Size daha önce yazdığım gibi Çetin ALTAN’ın tezini fena halde doğrulayan bir örnek değil mi.
Saygılarımla..
Mehmet Kerem Doksat
19 Eylül 2008
Sayın Kaan Bey,
Bu size bu konudaki son cevabım olacak:
1) FKG masonmuş, LIONS kurusuymuş, vâliymiş, o zamanlar pek çok bürokrat ve vâli masonmuş… Bunları sanki bir keşif gibi yazmanıza pek şaşırıyorum. Araştırmacı olduğunuzu belirtmiştiniz. Hâlbuki bunlar zâten her yerde bulunabilecek banal malûmat. Hep dediğim gibi, HKMBL resmî mekânında zâten bunları bulursunuz. Sâdece hayatta olan bir kardeşin mason olduğu kendi müsaadesi olmaksızın açıklanamaz.
2) Daha önce de belirttim; sözünü senet bildiğiniz Sayın Çetin Altan’ı bir arayıp “bunları nereden biliyorsun ve neden söyleyemiyorsun” deyin. Eğer size karşı açık sözlü davranırsa, sanki çok önemli bir şeymiş gibi buraya da yazdığınız bu tesbitinize pek ilginç bir yenisi eklenebilir.
3) Şâir Can Yücel’in pederi Hasan Âli Yücel, Türkçülüğün kurucusu ilk sosyologumuz Ziya Gökalp ve Atatürk’ün zamanındaki, sonrası pek çok etkin ve yetkin kişi de masondu. Bu bilgiler de her yerde var.
4) Lûtfen gerçekten ilginç bir şeylerle katkı yapın. İnanın pek memnun olacağım.
Hürmetlerimle…
Metin DOĞAN
20 Eylül 2008
Değerli Kerem hocam, aklıma ilginç bir soru geldi.
Hiç Kürt milliyetçisi olupta “üst rütbelere” yükselmiş mason var mı? (isim sormuyorum)
(Bu arada 2 numaralı maddede Çetin Altan’ın da mason olduğunu ima etmişsiniz sanırım. Açıklamak yasak ima etmek serbest mi?
)
Saygılar.
MKD: Sayın Metin Doğan, ben sâdece suâl sordum ve sorulmasını söyledim; bunu imâ olarak idrak edip etmemek sizlere kalmış. Diğer suâlinizi ise mizah olarak kabûl ediyorum. Sevgiler…
MetinDoğan
21 Eylül 2008
Değerli Kerem hocam,
Devlet içinde üst rütbeleri kastetmedim.Öyle anlaşıldığı için mi komik buldunuz suâlimi?
Kendi içinizde(masonlukta) bir Kürt milliyetçisini barındırır ve üst yönetimde yer verir misiniz/veriyor musunuz diye soruyorum.
Eğer “masonluk ile (etnik) milliyetçilik bağdaşamaz” diye komik bulduysanız, tamam.
Fakat, sizin Türk milliyetçisi olmaya hakkınız varsa bir başkasının da Kürt milliyetçisi olmaya hakkı vardır diye düşündüm.
Sizin ırk değil kültür milliyetçisi olduğunuzu biliyoruz. Fakat bu, Kürt bir birey için neyi değiştirir ki? O da kendini ait hissettiği toplum için “kültürel bir varoluş kaygısı” taşıyamaz mı?
Saygılar…
MKD: Sayın Metin Doğan, bu suâlinizi ise nihâî mizah olarak kabûl ediyorum ve bu argümanı kesiyorum. Sevgiler…
emir turan
14 Ekim 2008
Insan insana üstün olur mu kardes? Kula kulluk edilir mi? Yaptiginiz hem dine hem de her neye inaniyorsaniz aykiri arkadasim. Korku ve gizlilik bir toplumu cürütür.
Yorumunuz mu var?