EVLENME BİÇİMLERİ
Anadolu Ajansı mahreçli bir derleme pek hoşuma gitti, ana metinde hafif oynamalar yaparak, mekâna koyuyorum (teşekkürler Sevgili Ali Kızan).
1- GÖRÜCÜ USÛLÜ İLE EVLENME: Gelenekselliğin ağır bastığı yörelerde görülen bir evlenme biçimidir. Bu evlenme biçiminde kız seçme girişimi, doğrudan doğruya evlenecek gencin annesi, babası veya diğer yakınları tarafından başlatılmaktadır. Gencin kızı beğenmesi yeterli değildir. Diğer âile bireylerinin de onayını alması gerekmektedir. İlk önemli değerlendirme kızın güzelliği, asâleti, huyu, mahareti ve iffeti konusunda olur. Akrabalık kurmada âilenin ekonomik durumu da gözden uzak tutulmaz. Kız alıp vermenin birbirine denk âileler arasında olması yeğlenir. Anadolu’da “davul dengi dengine” sözü bunun için söylenmiştir.
2- KIZ KAÇIRMA: Âilelerin evliliğe kesin karşı çıkması durumunda kız kaçırma olayı gündeme gelir. Bu durum, sosyoekonomik ve diğer sebeplerle en çok kız tarafının engellemesi ile ortaya çıkar. Bu engeller arasında kız tarafının başlık parası istemesi önemli bir yer tutmaktadır. Delikanlı, kızla anlaşarak kızı kaçırır. Kız kaçırmanın diğer bir şekli de kızın rızâsı olmadan, zorla kaçırılmasıdır. Bu durumda delikanlı, arkadaşlarından veya yakınlarından yardım almakta, bu da âileler arası sürtüşme ve kavgalara sebep olmaktadır.
3- BAŞLIK PARASI KARŞILIĞINDA EVLENME: Başlık, Anadolu’nun birçok yerinde, evlenecek gencin kız tarafına ödediği paraya denir. Bu ödeme nakit para yanında altın, ev, bahçe, tarla veya canlı hayvan (at, koyun, sığır vs.) olarak da gerçekleştirilmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde başlığa “bedel“, “ağırlık“, “ana hakkı” gibi isimler de verilmektedir. Başlık, kadını bir mal olarak gören bir anlayışın ürünü olması yönüyle, son derece ilkel bir zihniyetin devamıdır. Oğlan tarafının ekonomik yıkımına sebep olmakta, gerekli paranın temin edilmemesi durumunda, kız kaçırma ve kan davası çoğaltmaktadır.
4- OTURAK ALMA EVLİLİK: “Erkeğin kızı zorla kaçırması” yanında, kızın bohçasını alarak oğlan evine gidip oturması durumu vardır ki buna bâzı yörelerde, “oturak alma” denilmektedir. Kütahya, Sivas, Kastamonu illerinde bu evlilik biçimlerine rastlanmaktadır.
5- BAŞÖRTÜSÜ KAÇIRMA YOLUYLA EVLİLİK: Hakkâri, Van, Ağrı ve Erzurum’un bâzı ilçelerinde rastlanan bu evliliğin gerçekleştirilmesinde kıza âit bir eşyanın kaçırılması, kızı kaçırmakla eş tutulmaktadır. Yerel adı “dezmal kaçırması” olan bu âdete göre çeşmede, evde veya yoldayken, bir kızın başörtüsü delikanlı tarafından zorla kaçırılırsa, başörtüsü kaçırılan kızın iffeti (kızlığı) bozulmuş sayılır. Oğlanın âilesi, kız tarafıyla anlaşmak zorundadır. Aksi takdirde silâhlı çatışmalar ve kan dökülmeleri kaçınılmaz olur.
6- BEŞİK KERTME: Ülkemizde rastlanan evlenme biçimlerinden birisi de “beşik kertme“dir. Dede Korkut Kitabı’nda adı geçen bu evlenme biçiminin çok eski bir geçmişi olduğu anlaşılmaktadır. Birbirini çok seven eş-dost, komşu veya yakınlar, çocukları henüz beşikte iken, beşiklerine birer kertme (işâret) vurarak kız ve oğlanın haberi olmadan nişanı gerçekleştirirler. Temelinde sosyoekonomik ve psikolojik etmenlerin yattığı bu tür evlenme, Hindistan ve Avustralya’da da görülmektedir.
7- TAYGELDİ: Dul bir kadının, eski kocasından olan çocuklarını da alarak dul bir erkekle veya dul bir erkeğin eski karısından olan çocuklarını alarak dul bir kadınla yaşamasından doğan evliliğe denir. Kadın veya kocanın yanında getirdikleri çocuklar, “taygeldi” olarak adlandırılırlar.
8- KUMA: Cumhuriyet’ten önce, karısı kısır olan veya erkek çocuk doğuramayan erkek, yeniden evlenirdi. Günümüzde büyük kentlerde giderek kaybolan bu âdet, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin kırsal kesimlerinde hâlâ devam etmektedir. Bu gibi evlenmelerde ilk kadın, sonradan gelenin yanında ikinci plâna düşer.
9- BERDEL (BEDEL): Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da uygulanan bir evlenme biçimidir. Başlık sorunu ve yükümlülüğünü ortadan kaldıran bu tür evlilik hem kızı hem de oğlu bulunan iki âilenin, karşılıklı olarak hem kızlarını hem de oğullarını birlikte evlendirmeleri sûretiyle gerçekleştirilmektedir.
10- KEPİR (YABAN DEĞİŞİMİ): Zor kullanılarak gerçekleştirilen bir evlilik biçimidir. Evlenmek isteyen fakat başlık parası ve düğün masraflarını karşılayacak durumu olmayan veya âilelerin çıkardıkları zorluklardan çekinen bekâr iki arkadaş, kız kardeşlerini kendi aralarında değiştirmeye karar verirler. Âilelerine sezdirmeden, kız kardeşlerini yanlarına alarak (özellikle bir akşam vakti) ıssız bir yere götürürler. Karşılıklı birbirlerine teslim ettikleri kızlara zorla sâhip olurlar. Böylece bir değiş tokuş evliliği gerçekleşmiş olur. Yanlarına karılarını alarak obalarına (köylerine) dönerler. Bu durumda, evden bir kız gitmiş, yerine bir gelin gelmiştir. Fakat kız kardeşinin namusunu kendi eliyle teslim eden, onun iğfâl edilmesine göz yuman oğulları ile her âile bir süre küskün kalır. Bu tarz evlenme biçimine Hakkâri ve çevresinde rastlanılmaktadır.
11- ÖLEN KARDEŞİN KARISIYLA EVLENME: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da rastlanan bir evliliktir. Törelerden kaynaklanan bu evlilik biçimi, “nâmusu başkalarına kaptırmamak” gibi bir anlayışla gerçekleştirilmektedir. Ölen kardeşin karısı, bekâr olan erkek kardeşle evlendirilir veya evli olan erkek kardeşin ikinci eşi olması yoluna gidilir. Erkek kardeşin olmaması durumunda ise, yeğenler veya yakın akrabalardan birisi tercih edilir. Mirasın bölünmesi, öksüz kalan çocukların geleceğinden duyulan endişeler de bu tarz evliliklere sebep olmaktadır.
12- BALDIZLA EVLİLİK: Eşinin ölümünden sonra dul kalan kocanın, baldızı (eşinin kız kardeşi) ile evlenmesidir. Öksüz kalan çocuklara “üvey anne” olarak seçilen teyzenin daha hoşgörülü davranabileceği düşüncesi, bu evlenme biçiminin tercih edilmesinde etkili olmaktadır. Türkiye’de karşılaşılan evliliklerden biri olan bu tür, Batı Avustralya’da yaşayan bâzı toplumlarda yaygın olarak görülmektedir. Bu evliliğin başka bir biçimine “sorarat evlilik” denilmektedir.
13- İÇ GÜVEYİ: Erkek çocuğu olmayan, ekonomik durumu iyi bazı âileler, kızı dışarı verme yerine, damadı “iç güveyi” olarak eve almaktadırlar. Özellikle tek kız çocuğu olan bazı âileler bu yola başvurmaktadır. Erkeğin ekonomik durumunun bozuk veya işsiz kalması gibi nedenlerle de iç güveyi evliliğinin gerçekleştiği görülmektedir.
14- YETİM EVLİLİĞİ: Anne ve babası ölmüş, kardeşleri olmayan bir delikanlı veya kızın, ileride kimsesiz kalmaması için yakın akrabalarından biriyle evlendirilmesidir. Bu evliliğin temelinde yardımseverlik ve sosyal dayanışma arzusu yatmaktadır.
15- YAKIN AKRABA EVLİLİĞİ: Türkiye’de evli çiftlerin yaklaşık üçte birinin birbirleriyle yakın akraba oldukları ifâde edilmekte ve akraba olan eşlerin yüzde 80’inin kardeş çocukları oldukları belirtilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kırsal kesimlerinde oldukça yaygın olan bu evlenme biçiminin sosyoekonomik ve psikolojik nedenlere dayalı olarak gerçekleştiği bilinmektedir. Mirasın bölünmemesi, yakın akraba ve kardeş çocuklarının yaşlılık döneminde kayın valide ve kayın pedere daha iyi bakabilecekleri ümidi vb. sebeplerle bu evlenme biçimi tercih edilmektedir.
16- OLDUBİTTİ EVLİLİK: Bir oldubitti sonucu, kızın erkeği kendisiyle evliliğe zorlamasıyla gerçekleşir. Kızın, erkeğin zayıf tarafını yakalayıp onunla ilişkiye girmesi sonucunda gerçekleştirilmektedir. Erkeğin, kızın zayıf tarafını yakalayıp iğfâl etmesi sonucunda da bu yola başvurulmaktadır.
17- PARA KARŞILIĞI EVLENME: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kırsal kesimindeki yoksul ve eğitimsiz çevrelerinde gerçekleştirilmektedir. İlköğretim çağındaki çocukların okula gönderilmeyerek veya okuldan alınarak para karşılığında evlendirilmesidir. “Çocuk” denecek yaştaki kızların yaşlı ve özürlülere satılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Öte yandan, Batı’daki büyük kentlere yerleşmiş, belli bir iş düzeni kurmuş, Doğu kökenli bâzı zenginlerin, zihinsel ve bedensel özürlü çocuklarını, kırsal kesimlerden para karşılığı satın aldıkları kızlarla evlendirdikleri de görülmektedir.
18- KAN PARASI KARŞILIĞI EVLENME: Doğu ve Güneydoğu’nun kırsal kesimlerinde, öldürülen kişinin kan bedeli olarak para, altın, ev, tarla yanında kız verildiği de görülmektedir. Temelinde eğitimsizlik olan, ilkel bir evlenme biçimidir. Kan davalarının devam etmemesi amacıyla yapılmış olması tek olumlu yanıdır.
19- ÖÇ ALMA KARŞILIĞI EVLENME: Aralarında kan davası bulunan kimi âilelerin, karşı tarafın onurunu incitip saygınlığını zedelemek amacı ile bu yola başvurdukları görülmektedir. Bu evlilik, âilelerin karşılıklı olarak birbirlerinden kız kaçırması biçiminde gerçekleşmekte, silâhlı çatışmalara ve kan davalarına neden olabilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kırsal kesimlerinde bu gibi eylemlere başvurulduğu görülmektedir.
20- ÇOK EŞLİ EVLİLİK: Cumhuriyet’ten sonra çok eşli evlilik yasaklanmıştır. Eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde bu evlenme biçimi ortadan kalmış olmasına rağmen, eğitim düzeyi düşük kırsal kesimlerde hâlâ devam etmektedir. Çoğunlukla, erkek çocuk sâhibi olup, bulunduğu çevreye hükmetmek amacı ön plândadır. Tibet’te ise bir kadının birden fazla kocası olabilmektedir (poliandri).
21- ANLAŞMALI EVLİLİK: Dul kalan kadın veya erkeklerin yaşlılık döneminde gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Yaşlı erkeğin bakımı için muhtaç dul veya evlenmemiş bir kadınla anlaşılarak dinî nikâh yapılır. Nikâhlanan kadına para, altın ev cinsinden ekonomik destek sağlanılır.
22- HİLELİ EVLİLİK: Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli olan erkeklerin dul olanlarının, maaşlarının öldükten sonra bir yakını tarafından alınması için başvurulan evlilik biçimidir. Kâğıt üzerinde kalan bir evliliktir. Yurt dışında çalışan bâzı vatandaşlarımız da bu tarz evlilik biçimini, bulundukları ülkeden çalışma izni alabilmek için yabancı kadınlarla evlenmek biçiminde gerçekleştirmektedirler.
23- RASTLANTI EVLİLİĞİ: Rastlantı sonucu, başı sonu düşünülmeden yapılan evliliktir. Bir yolculuk sırasında karşılaşma, arkadaş, eş dost, akraba evinde karşılaşma, telefon konuşması sırasında ortaya çıkan etkilenme üzerine bu tür evliliğe karar verilebilmektedir.
24- İLÂN YOLUYLA EŞ SEÇME (EVLENME): Son zamanlarda gazete, dergi, televizyonların teletext sayfalarına ve internete ilân vererek eş seçme yoluna gidildiği sıkça görülmektedir. Ortak noktalarda birleşenler, ilânı gerçekleştiren aracı kurumun desteği ile bir araya gelip konuşup anlaştıktan sonra, evlilik kararı verir.
25- TERCİHLİ EVLİLİK: Bu tür evlilik, genellikle ana baba, büyük anne, büyük baba gibi âile büyüklerinin onayı ile gerçekleştirilmektedir. Genellikle komşu ve yakın akraba grupları arasında gerçekleşir. Görücü usûlü ile evlilikten farklı yönü, kız ve oğlanın aynı çevreden olmaları ve önceden birbirlerini tanımalarıdır.
26- YABANCI İLE EVLİLİK: Yurt dışında görev yapan veya “işçi” olarak çalışanların gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Bu evlilik, yabancıdan kız alma veya yabancıya kız verme şeklinde görülmektedir.
27- FARKLI MEZHEP EVLİLİĞİ: Evliliklerin gerçekleştirilmesi sırasında karşılaşılan engellerin başında din ve mezhep farklılıkları gelmektedir. Buna rağmen, birbirini seven bâzı gençler, bu engelleri aşıp mutlu evlilikler kurabilmektedirler.
28- METRES EDİNME: Büyük kentlerde yaşayan eğitimsiz yâhut görgüsüz, sonradan görme zenginler arasında refah ve zenginlik göstergesi olarak “metres edinme” modası görülmektedir. Her türlü bakım ve masrafı üstlenilen, başka bir evde ikame ettirilen ikinci bir kadınla sürdürülen gayrimeşrû ilişkidir.
29- MUTA EVLİLİĞİ: Geçici bir süre için yapılan evliliktir. Daha çok İran’da uygulanan bu evlenme biçimi, Türkiye’de de bâzı çevrelerde görülmektedir. Dinen günah âddedilen zinânın meşrûlaştırılmasından başka bir şey değildir.
30- DIŞ GÜVEYİ EVLİLİĞİ: Son zamanlarda, bir Japon televizyonunun çöpçatan aracılığı ile Türkiye’ye eş seçmeye gelen Kuni Nakazon’a gösterilen aşırı ilgi, Türk erkeklerinin “dış güveyilik” konusuna ilgi duyduklarını, hâttâ istekli olduğunu ortaya çıkarmıştır.
31- DUL EVLİLİĞİ: Karısından boşanmış veya karısı ölmüş bir erkeğin, yine kocasından boşanmış veya kocası ölmüş bir dul kadınla evlenmesidir. Bâzen de evlilik yaşı geçmiş olan kızın veya yaşlı bekâr erkeğin, karşı cinsle evlendiği görülür.
32- TANIŞIP ANLAŞARAK EVLENME: Büyük kentlerde ve eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde en yaygın olan evlenme biçimidir. Kız ve erkek belli bir süre arkadaşlık yaparak birbirlerini iyice tanıdıktan sonra gerçekleştirdikleri evlenme biçimidir. Kişiliğini bulmuş, ekonomik özgürlüğü olan eğitim düzeyi yüksek gençler, bu yolla evliliği tercih etmektedirler.
33- TELEVİZYON EVLİLİĞİ: Bâzı televizyon kanallarınca yürütülen reyting amaçlı bir evlenme biçimidir. Evlenmek arzusunda olan gençler, orta yaşlılar, hâttâ gençlerin evlenmesinde söz sahibi olan kaynana adayları, ilgili kanala davet edilerek kapalı bir mekânda, aylarla ifâde edilebilecek uzun bir süre bir arada tutulmaktadırlar. Bu süre içerisinde birbiriyle anlaşabilenlerden, izleyicilerle yapılan anket sonucunda en çok oy alan kız ve erkeğin evlilik masrafı karşılanmakta, çeşitli bağışlar yapılmakta ve ekonomik destek verilmektedir. Ayrıca, son zamanlarda evliliğe aday insanlar bâzı televizyon kanallarında görücüye çıkıp program esnâsında tanışarak da evlenebiliyorlar.
***
Gâliba bu liste daha uzun, şimdilik bununla yetinelim.
Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 11 Mayıs 2009 Pazartesi

