ÇOĞUL KİMLİK BOZUKLUĞU

M. Kerem Doksat      7 Nisan 2019 Pazar      1467

Merhabalar sevgili Mekancılar,

Bugün sizlere “dissosiyasyon (çözülme)” kavramından bahsetmek istiyorum. Dissosiasyon aslında bir savunma mekanizmasıdır. Ağır ruhsal travmalarda ruhsal aygıtı koruma altında tutmak için farkındalık bilinçli alandan çıkar. Kişi bazı olayları hatırlayamaz  (dissosiyatif amnezi)veya kendisini ve/veya içinde bulunduğu mekanı “yabancılaşmış” olarak algılayabilir (depersonalizayson/derealizasyon). Başını alıp uzaklara gidebilir (füg).  Dönemsel olarak bazı hatıralarını hatırlamayabilir (seçici amnezi), birden fazla kişilik (alter) alt tipleri ortaya çıkartabilir (dissosiyatif kimlik bozukluğu). Önceden de belirtmiş olduğum gibi, bunların aslında hepsi birer savunma mekanizmasının eseridir. Ruhsal aygıt acı verici olaylardan ağır şekilde zedelenmemek için bazı olayları bilinçli farkındalık alanından uzaklaştırır.

Şimdi, bunlardan “kimlik çözülmesi bozukluğundan kısaca bahsetmek istiyorum (eski adıyla çoğul kişilik bozukluğu)”. Bu hastalık DSM-V tanı kriterlerine göre aşağıdaki gibi tanımlanmıştır:

A. İki veya ikiden çok ayrı kişilik durumuyla belirli kimlik bölünmesi. Kimlikteki bu bölünme, kendilik duyumunda ve eylemleri yönetebilirlik algısındaki sürekliliğin belirgin olarak bozulmasını kapsar. Duygulanım, davranış, bilinçlilik, bellek, algı, bilişte bununla ilgili değişiklikler bulunur. Bu belirti ve bulgular başkalarınca gözlenebilir veya kişi bunları bildirir.

B. Sıradan bir unutkanlıkla açıklanamayacak bir biçimde günlük olayları, önemli kişisel bilgileri ve/veya örseleyici olayları hatırlarken yineleyici boşlukların olması.

C. Bu belirtiler işlevsellikte düşmeye neden olur.

D. Bu bozukluk, kültürel veya dinsel bir uygulamanın bir bölümü değildir.

Not: Çocuklarda bu belirtiler hayali oyun arkadaşları veya başka bir hayali oyunla daha iyi açıklanamaz.

Bu hastalıkta bir tane esas kişilik vardır.kişilikler ruhsal travma neticesinde “kötü karakter” haline gelerek travmayla baş etmeye çalışan karakter, “ her zaman ezilmeye müsayit olan karakter”  tiplemeleriyle ortaya çıkabilir ve sayıları duruma göre çeşitlilik kazanabilir.

Çeşitli filmler bu hastalığa konu olmuştur. İşte Meşhur Sybil filmi:

******

 

 

Bir başka örnek JekyllHyde filmidir...

Hastalığın seyrinde; dalgalanan seyir göstererek kronik ve yineleyici olma eğilimi alışılagelmiştir.  İlk belirtiden tanının konmasına kadar geçen ortalama süre 6-7 yıl alabilir.

Dönemsel ve süreklilik gösteren alt türleri söz konusudur.

Bu hastalığın tedavisinde hipnoterapi çok önemli bir yer tutar. Hipnoz ile; dissosiyatif süreçler üzerinde egemenlik kurulmasına, denetimli olarak dissosiyatif durumlara  ulaşmaya, acı verdiği için bellekten silinen anıların bütünleştirilmesine, kimlik, bellek ve bilinçliliğin sürekliliğinin korunmasına çalışılır.

Tedavide ana hedef, acı verici uyarandan kurtulmak adına yapılan bu çözülme savunma mekanizmasını azaltmak adına, kişinin travma ile yüzleşmesini sağlayarak bunu işlemleyip aşmasını sağlamak veya daha sağlıklı başa çıkma mekanizmaları bulmasını sağlayarak, tümkişiliklerin kendi esas benliği ve kimliği çerçevesinde toplanmasını sağlamaktır.

Hepinize sağlıklı, huzurlu an’lar ve keyifli bir Pazar günü temenni ediyorum.

Mehmet Kerem Doksat, 07.04.2019, Tarabya

Paylaş Paylaş
Yeni Eklenen Yazılar

AĞRISIZ YAŞAMAK

Ağrı, vücut dokusuna zarar veren veya verebilme potansiyelindeki uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, vücudun belli bir...

KÜRT SORUNU

25. 11. 2006'da memleketimizin önde gelen terör uzmanlarından Ercan Çitlioğlu'nun dâvetlisi olarak Bahçeşehir Üniversite...

KOSOVA'NIN BAĞIMSIZLIĞI VE PANDORA'NIN KUTUSU

Biraz önce Kosova'nın bağımsızlığı ilân edildi ve Pandora'nın Kutusu açıldı!Bir Türk ve Müslüman olarak sevinemiyorum. S...

SERDAR AKİNAN'IN PEK DE KATILMADIĞIM YAZISI'

Akşam Gazetesi'nin yazarlarından ve televizyoncu Serdar Akinan bu sefer altına imza atmayacağım, atamayacağım, bir öncek...

İZMİRDE İTİBARINI TAZELEYEN BİR MEKAN ALTINKAPI

İzmir Hilton Oteli'nde ve Altınkapı Restoran'da başımıza gelenleri yazmıştım. Biraz evvel Sayın Cüneyt Altınkapı aradı...

 
Web Tasarım Sapka.org  ©