M. Kerem Doksat | 17 Ocak 2015 Cumartesi | 5344 |
Bu yazımı tamamen çalakalem klavyeye alıyorum.Son hücumlardan ve felâketlerden sonra (isim zikretmeyeceğim) hemen herkeste “İslâm bu değil” tepkisi başladı. Gerek bizimki, gerekse diğer bütün İbrahimî dinlerde ve inanç sistemlerinde, müçtehitlerin tefsirlerinde, hiç tereddütsüz bir şekilde, diğerlerini “ötekileştirmek” ve kutsal addedilen değerler uğruna diğerlerini ortadan kaldırmak vaatleri vardır ve hepsinde de bir Son Nihâî Savaş (Armageddon veya her ne ise) mesajı verilir.
Din isimli, tamamen insan yapısı olan müessesenin bundan arınmış olanları arasında belki de “İlkel” dediklerimiz yer alır ve bunlar arasında da "Animizm, Animalizm, Totemizm” gibiler var.
Bushman denen küçük adalar ki, bunlar insanın ilk doğduğu yerde yaşamaktalar.
***
Aklıma hemen Nedim Zenbilci, Ayhan Songar ve eski günler geldi.
Ben asistandım ve "eğiticilerin eğitimi toplantılarına katılırdık"
Çok sevdiğim bir Coca Cola şakası olan filim vardır: "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye...
Bunu okumalarını sıklıkla da hastalarıma, yakınlarıma okumalarını salık veririm.
Konu basittir, küçük siyah adam yâni Afrikalı, en hakiki Öz Atamız, tepesine düşen Cola kutusunun peşine düşer ve hiciv dolu sahnelerde, onun dünyanın uçaktan düşen bu şeyin "kutsal" olduğuna inanarak, başlar peşinden koşuşturmaya.
Bunlar hâlâ şu yaşlı mavi dünyamızın Doğu denen kısımlarında hükümlerini sürdürmekteler...
Şaşkına dönen Afrikalı bir yere, bir de semâya bakar ve "tanrılar çıldırmış olmalı" diye düşünür.
İlkellikle suçlanan bu kişiler belki de en güzel dine sâhiptir çünkü, tanrıları bir adet Cola kutusudur sâdece!
Tabii, buna bir anlam veremez ve onu mabut olarak idrak eder (algılar) yeni Türkçesiyle...
Zavallı Küçük Siyah Adam tamamen büyüsel düşünmekte ve dünyayı da öyle görmektedir.
Başlar peşinden koşmaya...
Yukarıdaki uçan cismi, pek muhtemelen, bir UFO zanneder, Cola tenekesini de bir "tâltif" yâni hediye...
Aslında Sömürgeciliğin bir simgesidir bu ve onu tanrı sanır ve bilmeden ABD'nin tepesine attığı bir semboldür. Ah tabii, bu âlemi de, yâni havsalası da dümdüz, tekerlek gibi şey olarak çalışmaktadır.
Hâlbuki, tapınması istenen, ikisinin de sermaye ortakları aynı olan iki büyük Kapitalist gruptur: Cola'lar...
Bunlara Ülker Cola gibiler de eklendi son senelerde.
Artık öyle bir döneme girmekteyiz ki, Facebook hâttâ twitter dahi tehlikeli.
Herkes gölgesinden endişe eder olmakta!
Bushman için her şey canlı, kutsal de değerli hâttâ kıymetlidir.
Avının her bir zerresine saygı gösterir ve onu sâdece avlamak amacıyla öldürdüğü için de özür diler.
Çünkü o hayvan aslında ölmemiş, ruhlara kavuşmuş, herkese mâl olmuştur.
Ama İslâm adına işlenen bu vahşetin amacı ne: Cihat!
En azından ben öyle zannediyorum ve yorumsamaya da açık tabii ki...
Bunların kaynağı ne?
***
Şimdi öğrendik ki, Can Dostumuz ve Sevgili Aksel'in ve biricik Karısı Zeynep Siva bebasını kaybetmiş.
Hemen aradık ve her zamanki gibi dimdikti ama biraz da hüzünlüyü...
Keşke yapabilecek bir şeyler olsaydım ama ecele geldi m, teselli pek güç.
Onların öyküsü de pek güzeldir Cerrahpaşa'da tanışıp âşık olmuş, öyle de evlenmişlerdir.
Nasıl gideceğiz ki cenazeye?
O kadar sevilirler ki, etrafları onları Kardeş muhabbetiyle sevenlerle dolacaktır kuşkusuz
Zeynep benim de hekimim ve çak harbi, hasbi bir dotumdur.
Güneş Kızıltan Meral Kızıltan, Naci Karaağaç ne güzel bir ekiptik.
Aksel de hep ona büyük bir aşkla bağlı kalmıştır.
İkisi de çok iyi ve dost hocalar, hepsinden önemlisi, insandırlar...
Acaba neredelernbsp;
Aksel'in ona olan sadakati ve muhabbeti farklıdır. Şimdi bir evde beş başlarına kaldılar herhâlde...
Neslim de konuştu ama bilemezdik ki...
Herkes ölebiliyor. Bunun bir sonu yok ki!
Bir de derlerki "hiç bir şey ölmez, her şey yaşar" diye!
Acaba nerede toprağa verecekler merhumu, yetişebilecek miyiz...
Câmide mi, Kilisede mi yoksa Havrada mı? Ne fark edecek?
Beraber hemen hemen bütün Anadolu'da eğitimler vermiştik.
Tâ yurdun ücra köşelerine uçlarına kadar gitmiştik.
e
Cihan da yakın dosum ve çok iyi bir Fizik Tedavi uzmanıdır.
Sanırım o da Çapa kökenlidir ve çık gırgır bir adamdır...
Şimdi okunacak bir Ezân-ı Muhammedi, acaba kim velî kim deli kim O'na ulaşmış...
Belli mi?
Yarın tekrar görüşürüz...
Bu arada, Psikanaliz Yanılgısı da yayımlandı,Yayıncılık, Ankara....
Şimdi en büyük ibadete devam: POLİMED'e gitmek!
Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - Hüzünlü bir Gece
Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - 17.05.2015