HALDÛN DORMEN

M. Kerem Doksat      22 Temmuz 2018 Pazar      1897

Sevgili Mekâncılar,

Bu sefer sizlerle dev bir tiyatro sanatçısını tanıtmak isterim. Çocukluğun önemli kısmı onun tiyatrosunu kulislerinde geçti.

Kuzenim Cem Kurdoğlu (halen Çanakkale’de Tiyatro bölümünde) Teyzem, Rahmetli Muazzez Kurdoğlu ve bendeniz o tiyatronun kulislerinde epey dolaştık.

***

Haldûn Dormen 5 Nisan 2018’de 90 yaşını doldurmuş ve son derecede sağlıklı. Kendisini şöyle tanımlıyor:

Tiyatro sanatçısı olmadım zaten, ölme doğdum. Sinema, tiyatro ve şov dünyasında yer aldım, Amerika Birleşik Devleri’ne giderken gösteri dünyası için “önce iyi bir tahsil yapayım, sonra sinemacı olayım” dedim.

***

Günümüzde tiyatronun kan kaybettiğini düşünüyor musunuz?

Bu fikre katılmıyorum. Böyle durumlar olsa da, bu tiyatroyu daha çok tetikliyor.

Tiyatro üç bin senedir mevcut ama bu sanata sekte daha vuruldu.

***

İngiltere, tiyatro alanında çok başarılı bir ülke ama orada da kadınlar senelerce sahneye çıkarılmadı. Shakespheare’in en parlak dönemiydi.

Peki, sonuçta ne oldu? İngiltere tiyatro alanında çok başarılı bir ülke ama orada da kadınlar senelerce sahneye çıkamadı.

Shakespare’i oynamanın en parlak dönemiydi ama sonuçta ne oldu? Tiyatro orada en parlak şekilde gelişti; Türkiye’de de öyle. 1960’lı senelerde çok parlak bir tiyatro hayatı vardı.  Müşfik Kenter’ler, Gazanfer Özcan’lar, kendi tiyatrom ve şehir tiyatroları ve şehir tiyatroları vardı. Şimdi kalmadı ama tiyatrolar müthiş…

***

Bunlar tiyatroyu tetikliyor ve bize “bu kadar senemizi boşa geçirmemişiz” dedirtiyor.

***

Biraz da özel hayatınızdan bahsedelim: Betûl Mardin Hanım dışında ayağınızı yerden kesecek kimse oldu mu?

***

Betûl Mardin’den sonra âşık oldum diyemem ama çok beğendiğim Çiğdem Talû’yu söyleyebilirim. İtiraf etmeliyim ki işim o kadar ağır bastı ki, her zaman en büyük aşkım işim oldu.

***

İki torun sahibiyim, anneleri farklı olmasına rağmen birbirlerine bağlılar. Biri Amsterdam’da, diğeri de Hindistan’da yaşadıkları için, bu aralar pek sık görüşemiyoruz.

 

***

Bir nesil sizi ‘Dadı’ dizisindeki Pertev karakteriyle tanıdı ve ekip olarak dizilere yeni bir nefes getirdiniz.

Günümüzdeki dizileri nasıl değerlendirirsiniz?

***

Şimdiki diziler biraz baştan sağma yapılıyorlar.

Sabah çalışmaya başlıyorlar, ertesi sabah da sürüyor. Aktörde oyuncululuk ertesi güne kadar sürüyor.

Bu çalışma temposuyla diziler baştan başlıyorlar çalışmaya, bu çalışma düzeni ile gerçekten çok zor. Aktörde, yönetmende, teknisyende de el gücü kalmaz.

***

Ben ‘Dadı’ dizisini çekerken haftada iki gün 14:00’da sete girer, en geç 23’te çıkardım. Yine böyle bir proje gelse hâlâ yapabilirim ama bugünün dizilerinde oynayamam çünkü o kadar vakit veremem. Hâlen dört oyunda oynuyorum. Şehir tiyatrolarında Yaygara Yetmiş’e başlıyorum.

***

Ders verdiğiniz yetenekli kişilere gelince…

Şimdiki diziler biraz baştan sağma yapılıyor. Bu çalışma düzeni geçekten çok zor. Aktörde oyunculuk kalmaz, yönetmende yaratıcılılık kalmaz.

ı***

İzmir Şehir Tiyatrosu’nun, İstanbul’da açtığı kurslarda ders verdiğiniz çok yetenekli kişilerle ders de veriyorsunuz.

Ders verdiğiniz kişiler arasında harcanmış yetenekler oluyor tabii. Bizim derslerimize gelenler çoğunlukla öğretmenler, doktorlar ve avukatlar… Ben müzikal dersi verdiğim için şarkı söyletiyorum öğrencilerime.

***

Bazen harcanmış yeteneklerle oluyor. Bizim derslerimize ekserisi avukatlar ve düzeninden öğretmenler, doktorlar ve kişiler arasında açtığı kurslarda çok yetenekli doktorlarla ders verdiğiniz çok yetenekli oluyor.

Bazen harcanmış yetenekler oluyor. Çok seyahat ettim.

Bazen harcamış yetenekler oluyor tabii. Bizim derslerimize gelenler oluyor tabii.

Çok seyahat ettiğim ama artık vaktim yok. En güzeli de genelliğim deniz seyahatleriyle geçiyor. Bazen harcanmış yetenekleri biraz baştan sağma yapıyorlar.

 

***

Sabah çalışmaya başlıyorlar, ertesi güne kadar da sürebiliyor. Yetenekli çalışma düzeninde derslerimize gelen doktorlar ve avukatlar oluyor tabii. Ben müzikal dersleri verdiğim için.

***

Bazen harcanmış yetenekler şarkı dersi verdiğim için şarkı söyletiyorum öğrencilerime.

Şarkı söyletmemin sebebi, insanlara toplulukta şarkı şarkılarını bazen, doktorlar tabii.

Ben müzikal yaptığımda zaman sebebi, insanları şarkı söyledikleri kendilerine şarkı söyledikleri zaman şarkı söyledikleri zaman kendilerine güvenleri yüzde bir milyon artıyor.

***

İzmir Şehir Tiyatrosu’nun İstanbul’da açtığı kurslarda çok harcanmış yetenekler oluyor.

Bizim derslerimize harcanmış yetenekler çoğunlukla öğretmenler, doktorlar ve avukatlar…

***

Bizim derslerimize gelenler çoğunlukla tiyatro üzerinde televizyon programları hazırlanırdı.

***

Herkes tiyatroya daha fazla gitmeli, gazetelerde daha çok tiyatro haberleri yapılmalı. Gazeteciler de basında yani medyada daha fazla tiyatroyu okuyucuya bağlamalı…

***

Dilerim öyle olur ve sanat, edebiyat bilim ve sevgi her yana yayılır.

Mehmet Kerem Doksat – Çeşme – İzmir - 22 Temmuz 2018 Pazar

Paylaş Paylaş
Yeni Eklenen Yazılar

AĞRISIZ YAŞAMAK

Ağrı, vücut dokusuna zarar veren veya verebilme potansiyelindeki uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, vücudun belli bir...

KÜRT SORUNU

25. 11. 2006'da memleketimizin önde gelen terör uzmanlarından Ercan Çitlioğlu'nun dâvetlisi olarak Bahçeşehir Üniversite...

KOSOVA'NIN BAĞIMSIZLIĞI VE PANDORA'NIN KUTUSU

Biraz önce Kosova'nın bağımsızlığı ilân edildi ve Pandora'nın Kutusu açıldı!Bir Türk ve Müslüman olarak sevinemiyorum. S...

SERDAR AKİNAN'IN PEK DE KATILMADIĞIM YAZISI'

Akşam Gazetesi'nin yazarlarından ve televizyoncu Serdar Akinan bu sefer altına imza atmayacağım, atamayacağım, bir öncek...

İZMİRDE İTİBARINI TAZELEYEN BİR MEKAN ALTINKAPI

İzmir Hilton Oteli'nde ve Altınkapı Restoran'da başımıza gelenleri yazmıştım. Biraz evvel Sayın Cüneyt Altınkapı aradı...

 
Web Tasarım Sapka.org  ©