İSMİNİ GİZLİ TUTMAK İSTEYEN BİR DOSTUMUN DÜNYA EKONOMİSİ TAHLİLİ

M. Kerem Doksat      2 Şubat 2009 Pazartesi      4177

Bu sabah radyoda bir şey duydum, dudağım uçukladı.

Dünyâdaki ülkelerin toplam dış borcu 50 trilyon Dolar'mış (bunu az çok biliyordum).

Bu toplamda ABG 12.5 trilyon Dolar'la başı çekiyormuş (bunu da biliyordum).

Şimdi sıkı dur: İkincilik 10 trilyon Dolar'la kimdeymiş bil bakalım?

Bilebildin mi?

Bir daha düşün.

Majesteleri Birleşik Krallığı'ymış.

Dolayısı ile ikisininki birlikte toplam dünyâ dış borcunun %45'i ediyormuş.

Hadi ABG, Dolar'ı kendisi basıyor, dolayısı ile borç yiyen kesesinden yiyor da, bu İngiltere ne şeyimi yiyor?

Boşuna değil birlikte aynı çanağa işeyip durmaları.

Bu aşağıdaki durumu düşündükçe sinirlerim oynuyor yâhu.  Düşünsene, iki haydut ülke resmen dünyâyı haraca bağlamışlar.  Habire dünyâdan mal ithâl edip deftere yazdırıyorlar. İki millet zevk-u safâ içinde, dünyânın orasında burasında günde 1 Dolar'a çalışan garibanların kıçlarından kan damlayarak ürettiklerini bir güzel âfiyetle yiyip keyfini sürüyorlar.

O ülkelere gidip, onların başarılı şirketlerini, menkûl ve gayrimenkûllerini satın alıyorlar. Petrolü, mâdenleri alıp tüketiyorlar.

Karşılığı ne?

ABD'den veya İngiltere'den alacak olarak defterde yazılı. İstersen matbaada basıp nakit olarak da öderler, yersen.

Ara sıra birinin gözü açılıyor, "ben petrolü dolarla değil Euro'yla satacağım kardeşim" filân demeye kalkıyor, hemen ikisi birlik olup o ülkeye demokrasi götürüyorlar, gidip herifi ibret-i âlem için bir güzel pataklayıp ümüğünü sıkıyorlar ki başkalarının da sesi çıkmasın.

Resmen haraç yâni!

Ya güzellikle verirsin, ya da biz gelir alırız.

Asfalt Rıza'yla Süleyman Sırrı!

Sıkıysa karşı çık.

Eskiden SSCB varken farklı bir yöntem uygulanıyordu: Mafya'nın "Protection Racket sistemi (koruma parası: "Abi, buraları pek tekin değildir. Etrafta bir sürü it, uğursuz var, senin dükkânı soymaya filân kalkarlar, biz seni koruyalım, karşılığında da sen bize makûl bir aylık ödeme yap) çalışıyordu.  Millet Rusya'dan korkusundan ke ke altlarına yatıyordu.

Şimdi bu bahane kalmayınca terbiyesizliği iyice ele aldılar, artık alenen soyuyorlar.

Ulan benim başım da belâya girecek yakında.

Ya Ergenekon'dan alacaklar içeri, ya da başıma bir kaza filân gelecek.

Ne demiş atalarımız: 

Düşünen kafalara zararlı fikirler üşüşür.

Büyüklerimiz her şeyi bizden iyi düşünür.

Neyimize lazım, at bir ufak kâğıt, gir altına.

     MKD: Yâhu.

           Öldürdün beni kara mizahınla.

             Sen çok yaşa e mi?

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 02 Şubat 2009 Pazartesi

Paylaş Paylaş
Yeni Eklenen Yazılar

AĞRISIZ YAŞAMAK

Ağrı, vücut dokusuna zarar veren veya verebilme potansiyelindeki uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, vücudun belli bir...

KÜRT SORUNU

25. 11. 2006'da memleketimizin önde gelen terör uzmanlarından Ercan Çitlioğlu'nun dâvetlisi olarak Bahçeşehir Üniversite...

KOSOVA'NIN BAĞIMSIZLIĞI VE PANDORA'NIN KUTUSU

Biraz önce Kosova'nın bağımsızlığı ilân edildi ve Pandora'nın Kutusu açıldı!Bir Türk ve Müslüman olarak sevinemiyorum. S...

SERDAR AKİNAN'IN PEK DE KATILMADIĞIM YAZISI'

Akşam Gazetesi'nin yazarlarından ve televizyoncu Serdar Akinan bu sefer altına imza atmayacağım, atamayacağım, bir öncek...

İZMİRDE İTİBARINI TAZELEYEN BİR MEKAN ALTINKAPI

İzmir Hilton Oteli'nde ve Altınkapı Restoran'da başımıza gelenleri yazmıştım. Biraz evvel Sayın Cüneyt Altınkapı aradı...

 
Web Tasarım Sapka.org   ©